<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Güncel Haberler, Günlük Haber, Haber oku &#187; hastalık</title>
	<atom:link href="http://www.tr-haber.com/aranan/hastalik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tr-haber.com</link>
	<description>Güncel Haberler, Günlük Haber, Haber oku</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Jul 2010 19:55:09 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Televizyon izlemenin zararları</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/televizyon-izlemenin-zararlari.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/televizyon-izlemenin-zararlari.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 10:34:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kalp rahatsızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[rahatsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>
		<category><![CDATA[zararlı yayın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/televizyon-izlemenin-zararlari.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Avustralya&#8217;da 6 yıl boyunca herhangi bir kalp rahatsızlığı bulunmayan 25 yaş üzeri 8 bin 800 kişi üzerinde yapılan araştırmadan ilginç sonuçlar çıktı. Televizyonun başında çok uzun saatler hareketsiz kalmak, erken ölme riskini artıyor.
Araştırmaya göre, günde 4 saat veya daha fazla televizyon karşısında kalanların, 2 saatten az izleyenlere göre kalp rahatsızlığından ölme ihtimali yüzde 80 daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Avustralya&#8217;da 6 yıl boyunca herhangi bir kalp rahatsızlığı bulunmayan 25 yaş üzeri 8 bin 800 kişi üzerinde yapılan araştırmadan ilginç sonuçlar çıktı. Televizyonun başında çok uzun saatler hareketsiz kalmak, erken ölme riskini artıyor.<span id="more-1016"></span></p>
<p>Araştırmaya göre, günde 4 saat veya daha fazla televizyon karşısında kalanların, 2 saatten az izleyenlere göre kalp rahatsızlığından ölme ihtimali yüzde 80 daha fazla. Bu kişilerin herhangi bir sebepten ölme olasılığı da az TV izleyenlere göre yüzde 46 fazla.<br />
Bunun yanı sıra televizyon karşısında harcanan her ek bir saat, kalp rahatsızlığından yaşamını yitirme riskini yüzde 18, genel sebeplerden ölüm riskini de yüzde 11 artırıyor.<br />
Katılanların yaşları, sigara kullanımı, tansiyonları gibi sağlık konuları hesaba katıldığında bile bu oranların değişmediği belirtiliyor.</p>
<p>SEBEP: HAREKETSİZ KALMAK<br />
Bu &#8220;tehlikeli&#8221; durumun nedeni ise televizyonunun kendisi değil. Araştırmayı yöneten Dr. David Dunstan, sorunun, televizyon karşısında &#8220;yanlış oturmaktan&#8221; kaynaklandığını belirtiyor.<br />
Araştırmaya göre, çok uzun süre televizyon izlemek, çok uzun süre oturmak anlamına geldiği için, bu sürede kaslar hareket etmiyor ve böylesine uzun süreli hareketsizlik metabolizmayı bozuyor. Dahası, sonrasında egzersiz yapmak televizyon karşısında çok oturmanın getirdiği olumsuz sonucu telafi etmiyor.<br />
Dunstan, insanların TV izlerken de aktif olabileceğine dikkati çekerek, reklam aralarında ayağa kalkılması, dolaşılması ve TV izlerken bazı egzersizler yapılması tavsiyelerinde bulundu.<br />
Araştırmanın detayları American Heart Association Journal&#8217;in 26 Ocak sayısında yayımlanacak.</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/televizyon-izlemenin-zararlari.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suriyeli hastalara Hatay&#8217;da tedavi olanağı</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/suriyeli-hastalara-hatayda-tedavi-olanagi.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/suriyeli-hastalara-hatayda-tedavi-olanagi.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 10:03:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[hatay haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/suriyeli-hastalara-hatayda-tedavi-olanagi.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi, Türkiye ile Suriye arasındaki vize uygulamasının kaldırılmasının ardından bu ülkeden de hasta kabulüne başladı.
MKÜ Rektörü Prof. Dr. Şerefettin Canda, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2004 yılında açılan hastanenin kısa süre önce Tayfur Sökmen Yerleşkesi&#8217;nde bulunan yeni binasında hizmet vermeye başladığını söyledi.
Hastanelerinde 13 profesör, 26 doçent, 75 yardımcı doçent, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi, Türkiye ile Suriye arasındaki vize uygulamasının kaldırılmasının ardından bu ülkeden de hasta kabulüne başladı.<span id="more-728"></span></p>
<p>MKÜ Rektörü Prof. Dr. Şerefettin Canda, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2004 yılında açılan hastanenin kısa süre önce Tayfur Sökmen Yerleşkesi&#8217;nde bulunan yeni binasında hizmet vermeye başladığını söyledi.<br />
Hastanelerinde 13 profesör, 26 doçent, 75 yardımcı doçent, 157 araştırma görevlisi, 1 uzman olmak üzere toplam 272 çalışanın bulunduğunu ifade eden Canda, polikliniklerde günde ortalama bin 200 hastaya bakıldığını kaydetti.<br />
Canda, yaklaşık 30 polikliniğin ve 11 ameliyathane odasının bulunduğu hastanelerinde çevre illerden gelenlere de sağlık hizmeti sunduklarını belirtti.<br />
MKÜ&#8217;nün açılan yeni bölümlerle ve yaptığı başarılı çalışmalarla 3 yıllık sürede öğrenci sayısını 13 binden 22 bine çıkardığını, hemen her ilçede meslek yüksekokulu açtığını vurgulayan Canda, şöyle devam etti:<br />
&#8221;Bilimsel ve eğitim çalışmalarımızın yanı sıra sağlık alanında da kalitemizi arttırdık. Yeni hastane binamızda, Orta Doğu&#8217;nun tıp merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Uzman doktorlarımız plastik cerrahiden kalp damar hastalıklarına kadar yaptığı başarılı ameliyatlarla adımızı kısa sürede duyurdu.<br />
Türkiye ile Suriye arasında vize uygulamasının kaldırılmasının ardından bu ülkeden de hasta kabulüne başladık. Ramazan Bayramı&#8217;ndan bu yana hastanemize gelen Suriyeli hasta sayısı her geçen gün artıyor.&#8221;</p>
<p>HEDEF DAHA ÇOK HASTAYA HİZMET<br />
Suriye&#8217;den gelen hastaların daha çok kalp damar cerrahisi ile ortopedi ve travmatoloji şikayetleri nedeniyle hastanelerini tercih ettiğini ifade eden Canda, &#8221;Hastanemizdeki doktorlar alanlarında çok deneyimli ve başarılı ameliyatlar gerçekleştiriyor. Suriye&#8217;den gelen hasta, tedavisinin ardından çevresindekilere de hastanemizden bahsediyor. Bu şekilde başarılı operasyonlar sayesinde ünümüz kısa sürede sınırları aşıyor&#8221; diye konuştu.<br />
Canda, vizenin kaldırılmasının kente ekonomik, sosyal ve kültürel katkının yanı sıra sağlık açısından da büyük avantaj sağladığını anlattı.<br />
Aylık yaklaşık 16 bin hastanın ayakta, 840 kişinin ise yatarak tedavi gördüğü, 850 ameliyatın gerçekleştiği hastanelerinde 24 saat acil servis hizmeti sunulduğunun altını çizen Canda, daha fazla yabancı hastaya hizmet edebilmek için çaba gösterdiklerini belirtti.<br />
Canda, hastanelerinde hasta haklarına saygının ön planda tutulduğunu da sözlerine ekledi.</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/suriyeli-hastalara-hatayda-tedavi-olanagi.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Renk ve çizgiler hastalığı çözmede yardımcı</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/renk-ve-cizgiler-hastaligi-cozmede-yardimci.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/renk-ve-cizgiler-hastaligi-cozmede-yardimci.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 20:35:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/renk-ve-cizgiler-hastaligi-cozmede-yardimci.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Şizofreni, depresyon ve kişilik bozukluğu gibi rahatsızlıkları olan hastaların resim yaparken kullandığı renkler, hastalıklarının tanı ve tedavi sürecinin belirlenmesinde etkili oluyor.
Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Coşkun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ruh sağlığı sorunlu kişilerin tedavisinde hastalığın şiddetine göre sürenin değiştiğini, kişilerin karakter ve ruhsal durumlarını aydınlatmak amacıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şizofreni, depresyon ve kişilik bozukluğu gibi rahatsızlıkları olan hastaların resim yaparken kullandığı renkler, hastalıklarının tanı ve tedavi sürecinin belirlenmesinde etkili oluyor.<span id="more-623"></span></p>
<p>Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Coşkun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ruh sağlığı sorunlu kişilerin tedavisinde hastalığın şiddetine göre sürenin değiştiğini, kişilerin karakter ve ruhsal durumlarını aydınlatmak amacıyla tematik algı, Rosarch gibi psikolojik testler yapıldığını söyledi.<br />
&#8221;Ne olduğu yoruma açık çeşitli şekiller, bu konuda eğitim almış psikologlar tarafından hastalara gösteriliyor ve hastalardan gördüklerini anlatmaları isteniyor&#8221; diyen Prof. Dr. Coşkun, testlerden, hastalığın tanısının konulmada önemli ölçüde yararlanıldığını ifade etti.<br />
Bu tür hastaların resim yapmayı çok sevdiğini, tedaviye gelen bazılarının da evde yaptıkları resimleri yanlarında getirdiğini dile getiren Coşkun, &#8221;Hastalarımızla evde yaptıkları resimleri birlikte yorumluyoruz. Bu durum hastanın iyileşme sürecini kolaylaştıran faktörlerden biri. Tedavi gören kişilerin, resimleriyle ne anlatmak istediklerini dinlemek kendilerini tanımamız ve tedavi sürecinde gösterdikleri değişiklikleri takip açısından önemli&#8221; diye konuştu.<br />
Coşkun, psikiyatri servisinde tedavi gören hastaların yaptığı resimlerin Dekanlık binasında sergilendiğini de söyledi.</p>
<p>HER RENGİN VE ŞEKLİN ANLAMI FARKLI</p>
<p>Yapılan her resim, çizilen her şeklin kişilerdeki rahatsızlıkların tanımlanması açısından önemli bir araç olduğunu, hastanın çok karamsar olduğu dönemde yaptığı resimler ile iyileşme sürecinde yaptıkları arasında önemli farklar bulunduğuna vurgulayan Prof. Dr. Bülent Coşkun, şunları söyledi:<br />
&#8221;Hastalığın ve özellikle karamsarlığın yoğun olduğu dönemlerde mat ve koyu renkleri kullanan hastalar, iyileşme döneminde daha canlı ve açık renkleri tercih ediyor. Huzur veren mavi, yeşil, pembe gibi cıvıl cıvıl renkler iyileşme sürecinde çok daha fazla kullanılıyor.<br />
İki uçlu duygu durum bozukluğu (bipolar bozukluk) hastalığında, yani depresyon ve aşırı coşku halinin peş peşe görüldüğü hastaların her iki dönemde yaptığı resimlerdeki renkler birbirinden çok farklıdır. Örneğin kendine ya da çevreye zarar verme eğiliminde olan bir hastamızın bıçak resimleri yapması, kanlı görüntüleri çizmesi, duygu ve dürtülerini dışarıya vurması yararlı olabilir. Hastanın bu ruh halinden çıktığında çiçek, böcek, güneş, ev ve mutluluğu anlatan resimler yaptığını görebilirsiniz. Bunların çoğu aynı hastanın değişik dönemlerde yaptığı resimler olabilir. Renklerin canlılık kazanması tedavinin olumlu gittiğinin habercisi.&#8221;</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/renk-ve-cizgiler-hastaligi-cozmede-yardimci.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hastalığa çare artık internette aranıyor</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/hastaliga-care-artik-internette-araniyor.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/hastaliga-care-artik-internette-araniyor.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Dec 1969 21:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/hastaliga-care-artik-internette-araniyor.jsp</guid>
		<description><![CDATA[ABD&#8217;de yapılan araştırma insanların yarısının sağlık sorunlarını çözmek için artık interneti kullandığını ortaya koyuyor ancak sadece yüzde 5&#8242;i doktorla temas kuruyor. Doktorlar ise interneti kullanmaya pek sıcak bakmıyor.
    ABD&#8217;de yapılan bir araştırma, &#252;lke vatandaşlarının yaklaşık yarısının sağlık sorunları i&#231;in interneti kullandığını ortaya &#231;ıkardı.
Amerikan Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi&#8217;nin araştırmasına g&#246;re, ge&#231;en yıl halkın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ABD&#8217;de yapılan araştırma insanların yarısının sağlık sorunlarını çözmek için artık interneti kullandığını ortaya koyuyor ancak sadece yüzde 5&#8242;i doktorla temas kuruyor. Doktorlar ise interneti kullanmaya pek sıcak bakmıyor.<span id="more-1183"></span></p>
<p>    ABD&#8217;de yapılan bir araştırma, &uuml;lke vatandaşlarının yaklaşık yarısının sağlık sorunları i&ccedil;in interneti kullandığını ortaya &ccedil;ıkardı.<br />
Amerikan Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi&#8217;nin araştırmasına g&ouml;re, ge&ccedil;en yıl halkın yarıdan fazlası internette sağlık konularıyla ilgili araştırma yaptı, ancak bunun sadece y&uuml;zde 5&#8242;i aradığı sağlık sorunuyla ilgili olarak doktoruyla internet &uuml;zerinden iletişime ge&ccedil;ti.<br />
Araştırmacılar, &ccedil;alışmanın Ocak-Haziran 2009 arasında yaşları 18 ile 64 arasında değişen 7 bin 192 kişiyle yapıldığını, bu s&uuml;re i&ccedil;inde katılımcıların y&uuml;zde 51&#8242;inin son 12 ay i&ccedil;inde sağlık konularıyla ilgili arama yaptığını s&ouml;ylediğini dile getirdi.<br />
Kadınların internette sağlık konularını erkeklerden daha fazla aradığını (kadınlar y&uuml;zde 58, erkekler y&uuml;zde 43) ortaya koyan araştırmada, internet &uuml;zerinden ila&ccedil; talebinde bulunanlar ve bir sağlık kuruluşuna başvuranların oranı ise sırasıyla y&uuml;zde 6 ve y&uuml;zde 3 olarak belirlendi.<br />
Konuyla ilgili benzeri bir araştırma ise doktorların hastalarıyla internet &uuml;zerinden iletişime ge&ccedil;mekte fazla istekli olmadıklarını g&ouml;sterdi. Araştırmacılar, sebep olarak da doktorların &#8221;mahremiyetin korunması ve zamanlarını nasıl değerlendirdikleri&#8221; konularındaki d&uuml;ş&uuml;ncelerinin net olmamasını g&ouml;sterdi.<br />
(aa)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/hastaliga-care-artik-internette-araniyor.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp atışını düzenleyen gen tanımlandı</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/kalp-atisini-duzenleyen-gen-tanimlandi.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/kalp-atisini-duzenleyen-gen-tanimlandi.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Dec 1969 21:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/kalp-atisini-duzenleyen-gen-tanimlandi.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Londra&#8217;daki Imperial Üniversitesinden bir grup bilim adamı, kalp atışlarını düzenleyen elektrik sinyallerini kontrol eden geni tanımladı.
    İngiliz bilim adamları, kalp atışını düzenleyen geni tanımladı.
İtalyan La Stampa gazetesinde çıkan habere göre, Londra&#8217;daki Imperial Üniversitesinden bir grup bilim adamı, kalp atışlarını düzenleyen elektrik sinyallerini kontrol eden bu genin (Scn10a) hasar görmesi ya da mutasyona [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Londra&#8217;daki Imperial Üniversitesinden bir grup bilim adamı, kalp atışlarını düzenleyen elektrik sinyallerini kontrol eden geni tanımladı.<span id="more-1020"></span></p>
<p>    İngiliz bilim adamları, kalp atışını düzenleyen geni tanımladı.<br />
İtalyan La Stampa gazetesinde çıkan habere göre, Londra&#8217;daki Imperial Üniversitesinden bir grup bilim adamı, kalp atışlarını düzenleyen elektrik sinyallerini kontrol eden bu genin (Scn10a) hasar görmesi ya da mutasyona uğraması durumunda, kalp hastalıkları riskinin arttığını belirledi.<br />
20 bin kişi üzerinde yapılan araştırmada katılımcıların elektrokardiogramlarını alan bilim adamları, elektrik sinyallerinin kalbe ne kadar sürede ulaştığını ölçtü. Uzmanlar, Scn10a genindeki varyasyonun yavaş ya da düzensiz kalp atışlarıyla bağlantılı olduğunu tespit etti.<br />
&#8220;Pacemaker gen&#8221; olarak da adlandırılan bu genin tanımlanmasının kalp atışlarının sürekliliğini düzenleyen mekanizmalar konusunda bilinenlere katkıda bulunacağını belirten bilim adamları, bunun da kalp hastalıklarına karşı yeni ilaçlar geliştirilmesine yardımcı olmasını bekliyor.<br />
    AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/kalp-atisini-duzenleyen-gen-tanimlandi.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
