<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Güncel Haberler, Günlük Haber, Haber oku &#187; Hastalıklar</title>
	<atom:link href="http://www.tr-haber.com/aranan/hastaliklar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tr-haber.com</link>
	<description>Güncel Haberler, Günlük Haber, Haber oku</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Jul 2010 19:55:09 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Renk ve çizgiler hastalığı çözmede yardımcı</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/renk-ve-cizgiler-hastaligi-cozmede-yardimci.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/renk-ve-cizgiler-hastaligi-cozmede-yardimci.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 20:35:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/renk-ve-cizgiler-hastaligi-cozmede-yardimci.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Şizofreni, depresyon ve kişilik bozukluğu gibi rahatsızlıkları olan hastaların resim yaparken kullandığı renkler, hastalıklarının tanı ve tedavi sürecinin belirlenmesinde etkili oluyor.
Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Coşkun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ruh sağlığı sorunlu kişilerin tedavisinde hastalığın şiddetine göre sürenin değiştiğini, kişilerin karakter ve ruhsal durumlarını aydınlatmak amacıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şizofreni, depresyon ve kişilik bozukluğu gibi rahatsızlıkları olan hastaların resim yaparken kullandığı renkler, hastalıklarının tanı ve tedavi sürecinin belirlenmesinde etkili oluyor.<span id="more-623"></span></p>
<p>Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Coşkun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ruh sağlığı sorunlu kişilerin tedavisinde hastalığın şiddetine göre sürenin değiştiğini, kişilerin karakter ve ruhsal durumlarını aydınlatmak amacıyla tematik algı, Rosarch gibi psikolojik testler yapıldığını söyledi.<br />
&#8221;Ne olduğu yoruma açık çeşitli şekiller, bu konuda eğitim almış psikologlar tarafından hastalara gösteriliyor ve hastalardan gördüklerini anlatmaları isteniyor&#8221; diyen Prof. Dr. Coşkun, testlerden, hastalığın tanısının konulmada önemli ölçüde yararlanıldığını ifade etti.<br />
Bu tür hastaların resim yapmayı çok sevdiğini, tedaviye gelen bazılarının da evde yaptıkları resimleri yanlarında getirdiğini dile getiren Coşkun, &#8221;Hastalarımızla evde yaptıkları resimleri birlikte yorumluyoruz. Bu durum hastanın iyileşme sürecini kolaylaştıran faktörlerden biri. Tedavi gören kişilerin, resimleriyle ne anlatmak istediklerini dinlemek kendilerini tanımamız ve tedavi sürecinde gösterdikleri değişiklikleri takip açısından önemli&#8221; diye konuştu.<br />
Coşkun, psikiyatri servisinde tedavi gören hastaların yaptığı resimlerin Dekanlık binasında sergilendiğini de söyledi.</p>
<p>HER RENGİN VE ŞEKLİN ANLAMI FARKLI</p>
<p>Yapılan her resim, çizilen her şeklin kişilerdeki rahatsızlıkların tanımlanması açısından önemli bir araç olduğunu, hastanın çok karamsar olduğu dönemde yaptığı resimler ile iyileşme sürecinde yaptıkları arasında önemli farklar bulunduğuna vurgulayan Prof. Dr. Bülent Coşkun, şunları söyledi:<br />
&#8221;Hastalığın ve özellikle karamsarlığın yoğun olduğu dönemlerde mat ve koyu renkleri kullanan hastalar, iyileşme döneminde daha canlı ve açık renkleri tercih ediyor. Huzur veren mavi, yeşil, pembe gibi cıvıl cıvıl renkler iyileşme sürecinde çok daha fazla kullanılıyor.<br />
İki uçlu duygu durum bozukluğu (bipolar bozukluk) hastalığında, yani depresyon ve aşırı coşku halinin peş peşe görüldüğü hastaların her iki dönemde yaptığı resimlerdeki renkler birbirinden çok farklıdır. Örneğin kendine ya da çevreye zarar verme eğiliminde olan bir hastamızın bıçak resimleri yapması, kanlı görüntüleri çizmesi, duygu ve dürtülerini dışarıya vurması yararlı olabilir. Hastanın bu ruh halinden çıktığında çiçek, böcek, güneş, ev ve mutluluğu anlatan resimler yaptığını görebilirsiniz. Bunların çoğu aynı hastanın değişik dönemlerde yaptığı resimler olabilir. Renklerin canlılık kazanması tedavinin olumlu gittiğinin habercisi.&#8221;</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/renk-ve-cizgiler-hastaligi-cozmede-yardimci.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Domuz gribi, tıp tarihine geçmek</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/domuz-gribi-tip-tarihine-gecmek.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/domuz-gribi-tip-tarihine-gecmek.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 15:52:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dmoz gribi]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/domuz-gribi-tip-tarihine-gecmek.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;deki domuz gribi aşılamasının düşüklüğüne dikkat çeken Dünya Sağlık Örgütü Temsilcisi Selim Badur, Aşılanmayan kişiler antibiyotiklere yüklenecek, biz de tıp tarihine geçeceğiz dedi.Domuz gribi nedeniyle dünya genelinde yaşanan ölüm sayısı 11 bin 749, Avrupa&#8217;da ise bin 470 kişi.
Türkiye&#8217;de ise 24 Aralık tarihi itibariyle 507 kişinin domuz gribi nedeniyle hayatını kaybettiği duyuruldu.
Peki ölümlerin oran olarak Avrupa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;deki domuz gribi aşılamasının düşüklüğüne dikkat çeken Dünya Sağlık Örgütü Temsilcisi Selim Badur, Aşılanmayan kişiler antibiyotiklere yüklenecek, biz de tıp tarihine geçeceğiz dedi.<span id="more-563"></span><strong></strong>Domuz gribi nedeniyle dünya genelinde yaşanan ölüm sayısı 11 bin 749, Avrupa&#8217;da ise bin 470 kişi.<br />
Türkiye&#8217;de ise 24 Aralık tarihi itibariyle 507 kişinin domuz gribi nedeniyle hayatını kaybettiği duyuruldu.<br />
Peki ölümlerin oran olarak Avrupa ve dünyaya göre bu kadar yüksek olmasının nedeni ne?<br />
<strong>BADUR: BİZ TEK TEK SAYIYORUZ</strong><br />
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Temsilcisi Selim Badur, bunun nedenini şöyle açıkladı: Biz kaybedilen hastalara yönelik tanıya gidiyor ve bunları bildiriyoruz. Bundan kaynaklanıyor. Yunanistan ve Fransa&#8217;da daha az insan ölmüyor. Biz hala konunun üzerine gidip birey olarak tek tek saymaya veya tanıya gitme yolunu terketmediğimiz için sonuç böyle çıkıyor. Ama Fransa, solunum yolu yetmezliğinden hayatını kaybeden bir kişiyi &#8216;domuz gribinden öldü&#8217; diyerek istatistiklerine geçirmiyor. Bunun bir yararı olmadığını düşünüyorlar.<br />
BUZGAN: TESPİTLE ALAKALI<br />
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan ise rakamların, DSÖ&#8217;ye verilen rakamlar olduğunu belirterek, Dünyada şu anda laboratuvar teyidi yapılan vakalar üzerinden bakmak lazım. ABD&#8217;de şu anda resmi ölümler 2 bin olarak gözüküyor ancak 10 binin üzerinde, bu tespitle alakallı. Bazı ülkeler ölümleri yeterince tespit edemiyor olabilir. Sonuçta DSÖ&#8217;ye bildirilen rakamlar dedi.<br />
&#8216;TIP TARİHİNE GEÇECEĞİZ&#8217;<br />
DSÖ Türkiye Temsilcisi Badur&#8217;a göre, Türk insanının aşıya olan ilgisizliği tıp tarihine geçecek yeni bir sonuç doğuracak.<br />
Badur, Aşılanmayan kişiler yan etkileri çok daha yüksek olan anti-viral ve antibiyotiklere yüklenecek. ve tıp tarihine geçeceğiz diye konuştu.<br />
NTV</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/domuz-gribi-tip-tarihine-gecmek.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alerjik hastalığı olanlara künye tavsiyesi</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/alerjik-hastaligi-olanlara-kunye-tavsiyesi.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/alerjik-hastaligi-olanlara-kunye-tavsiyesi.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 15:51:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/alerjik-hastaligi-olanlara-kunye-tavsiyesi.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Alerjik hastalıklar 3 kişiden birinde görülüyor. Ölümcül olanlar ise ilaç alerjileri oluyor. Alerjik hastalığı olanlar bilezik ya da künye kullanırlarsa kendilerine uygulanacak tedavinin de niteliği değişecektir.
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İsmail Reisli, alerjik hastalıkların her geçen gün artış gösterdiğini ve 3 kişiden 1&#8242;inin alerjik rahatsızlığının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Alerjik hastalıklar 3 kişiden birinde görülüyor. Ölümcül olanlar ise ilaç alerjileri oluyor. Alerjik hastalığı olanlar bilezik ya da künye kullanırlarsa kendilerine uygulanacak tedavinin de niteliği değişecektir.<span id="more-564"></span></p>
<p>Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İsmail Reisli, alerjik hastalıkların her geçen gün artış gösterdiğini ve 3 kişiden 1&#8242;inin alerjik rahatsızlığının bulunduğunu bildirdi.<br />
Doç. Dr. Reisli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaşam koşullarının değişmesi, doğal yaşamdan uzaklaşıp şehir hayatına geçiş, hava kirliliği, sigara, egzoz dumanı ve endüstriyel atıkların alerjik hastalıkların görülme sıklığını artırdığını söyledi.<br />
Ailesinde alerjik hastalığı olan bir kişinin bu hastalığa yakalanma riskinin diğer kişilere göre 3-4 kat fazla olduğunu ifade eden Reisli, &#8221;Çocuklarda hastalığın görülme sıklığı yüzde 20-30 arasında değişiyor. Alerjik hastalıklar toplumun yaklaşık 3&#8242;te 1&#8242;ini etkiliyor&#8221; dedi.<br />
Reisli, alerjik hastalıkların ortaya çıkışında genetik unsurların yanı sıra çevresel faktörlerin de önemli rol oynadığını anlatarak, genellikle 4-5 yaşından sonra hastalığın görülme sıklığının arttığını ve yetişkin çağda da ortaya çıkabildiğini bildirdi.<br />
En sık deri alerjisine rastlandığını ifade eden Reisli, &#8221;Ama bu fazla dikkati çekmez, önemsenmez. Klinik pratikte ise daha çok saman nezlesi ve astım rahatsızlığı en çok gördüğümüz hastalıklardır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>ÖLÜMCÜL ALERJİ<br />
&#8221;Alerjik hastalıklar içerisinde en tehlikelisi &#8216;ölümcül alerji&#8217; diye tabir edilen &#8216;anafilaksi&#8217;dir&#8221; diye konuşan Doç. Dr. Reisli, şunları söyledi:<br />
&#8221;Özellikle ilaç alerjileri bu gruba giriyor. Penisilin, aspirin dahil tüm ilaçlar bu hastalığa neden olabilir. Anafilaksi riski toplumlarda 100 bin ile milyonda bir arasında değişmektedir. Sadece ilaçlar değil arı sokmaları besinler, balık ve fıstık, susam ile sağlık çalışanlarında lateks alerjisi de bu gruba girer. Herhangi bir ilaç ya da gıda ile temas sonrası bir saat içerisinde görülen ve hastanın solunum, kalp, beyin, deri, mide ve bağırsak sistemini etkileyen, tansiyonu hızla düşüren durumlara acil müdahale gerekmektedir. Aksi takdirde bu tip alerjik rahatsızlıklar ölümle sonuçlanabilir.&#8221;<br />
BİLEZİK VEYA KÜNYE HAYAT KURTARABİLİR<br />
Doç. Dr. İsmail Reisli, ölümcül alerjik hastalık riski bulunanların alerjilerinin türünün yazılı olduğu bir künye veya bilezik takmalarının çok önemli olduğunu vurgulayarak, &#8221;Özellikle acil durumlarda ve hastanın şuurunun açık olmadığı hallerde, bileziğin veya künyenin iç kısmına bakılarak doğru ve zamanında müdahale yapılabilir. Böyle durumlarda doktor arkadaşlarımız mutlaka bilezik veya künyeleri kontrol etmelidirler&#8221; dedi.<br />
Alerjik hastalığın etkilediği organa yönelik tedavi yapılabildiğini anlatan Reisli, astımı olan kişinin solunum yollarına, saman nezlesi olan kişinin ise burnuna yönelik ilaç tedavisi uygulandığını ifade etti.<br />
Son yıllarda üretilen bazı ilaçlarla tedavide önemli aşama kaydedildiğini vurgulayan Reisli, &#8221;Ancak alerjinin ilaçla tedavisi yerine alerji yapıcı maddeden uzaklaşması, temas etmemesi, yani hastanın eğitimi, tedavide başarının temelini oluşturur&#8221; diye sözlerini tamamladı.</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/alerjik-hastaligi-olanlara-kunye-tavsiyesi.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her üç kişiden biri alerjik</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/her-uc-kisiden-biri-alerjik.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/her-uc-kisiden-biri-alerjik.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 15:50:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/her-uc-kisiden-biri-alerjik.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İsmail Reisli, alerjik hastalıkların her geçen gün artış gösterdiğini ve 3 kişiden 1&#8242;inin alerjik rahatsızlığının bulunduğunu bildirdi
Doç. Dr. Reisli,yaptığı açıklamada, yaşam koşullarının değişmesi, doğal yaşamdan uzaklaşıp şehir hayatına geçiş, hava kirliliği, sigara, egzoz dumanı ve endüstriyel atıkların alerjik hastalıkların görülme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İsmail Reisli, alerjik hastalıkların her geçen gün artış gösterdiğini ve 3 kişiden 1&#8242;inin alerjik rahatsızlığının bulunduğunu bildirdi<span id="more-565"></span></p>
<p>Doç. Dr. Reisli,yaptığı açıklamada, yaşam koşullarının değişmesi, doğal yaşamdan uzaklaşıp şehir hayatına geçiş, hava kirliliği, sigara, egzoz dumanı ve endüstriyel atıkların alerjik hastalıkların görülme sıklığını artırdığını söyledi.<br />
Ailesinde alerjik hastalığı olan bir kişinin bu hastalığa yakalanma riskinin diğer kişilere göre 3-4 kat fazla olduğunu ifade eden Reisli, &#8221;Çocuklarda hastalığın görülme sıklığı yüzde 20-30 arasında değişiyor. Alerjik hastalıklar toplumun yaklaşık 3&#8242;te 1&#8242;ini etkiliyor&#8221; dedi.<br />
Reisli, alerjik hastalıkların ortaya çıkışında genetik unsurların yanı sıra çevresel faktörlerin de önemli rol oynadığını anlatarak, genellikle 4-5 yaşından sonra hastalığın görülme sıklığının arttığını ve yetişkin çağda da ortaya çıkabildiğini bildirdi.<br />
En sık deri alerjisine rastlandığını ifade eden Reisli, &#8221;Ama bu fazla dikkati çekmez, önemsenmez. Klinik pratikte ise daha çok saman nezlesi ve astım rahatsızlığı en çok gördüğümüz hastalıklardır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>ÖLÜMCÜL ALERJİ<br />
&#8221;Alerjik hastalıklar içerisinde en tehlikelisi &#8216;ölümcül alerji&#8217; diye tabir edilen &#8216;anafilaksi&#8217;dir&#8221; diye konuşan Doç. Dr. Reisli, şunları söyledi:<br />
&#8221;Özellikle ilaç alerjileri bu gruba giriyor. Penisilin, aspirin dahil tüm ilaçlar bu hastalığa neden olabilir. Anafilaksi riski toplumlarda 100 bin ile milyonda bir arasında değişmektedir.</p>
<p>Sadece ilaçlar değil arı sokmaları besinler, balık ve fıstık, susam ile sağlık çalışanlarında lateks alerjisi de bu gruba girer. Herhangi bir ilaç ya da gıda ile temas sonrası bir saat içerisinde görülen ve hastanın solunum, kalp, beyin, deri, mide ve bağırsak sistemini etkileyen, tansiyonu hızla düşüren durumlara acil müdahale gerekmektedir.</p>
<p>Aksi takdirde bu tip alerjik rahatsızlıklar ölümle sonuçlanabilir.&#8221;<br />
BİLEZİK VEYA KÜNYE HAYAT KURTARABİLİR<br />
Doç. Dr. İsmail Reisli, ölümcül alerjik hastalık riski bulunanların alerjilerinin türünün yazılı olduğu bir künye veya bilezik takmalarının çok önemli olduğunu vurgulayarak, &#8221;Özellikle acil durumlarda ve hastanın şuurunun açık olmadığı hallerde, bileziğin veya künyenin iç kısmına bakılarak doğru ve zamanında müdahale yapılabilir.</p>
<p>Böyle durumlarda doktor arkadaşlarımız mutlaka bilezik veya künyeleri kontrol etmelidirler&#8221; dedi.<br />
Alerjik hastalığın etkilediği organa yönelik tedavi yapılabildiğini anlatan Reisli, astımı olan kişinin solunum yollarına, saman nezlesi olan kişinin ise burnuna yönelik ilaç tedavisi uygulandığını ifade etti.<br />
Son yıllarda üretilen bazı ilaçlarla tedavide önemli aşama kaydedildiğini vurgulayan Reisli, &#8221;Ancak alerjinin ilaçla tedavisi yerine alerji yapıcı maddeden uzaklaşması, temas etmemesi, yani hastanın eğitimi, tedavide başarının temelini oluşturur&#8221; diye sözlerini tamamladı.</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/her-uc-kisiden-biri-alerjik.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hastalığa çare artık internette aranıyor</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/hastaliga-care-artik-internette-araniyor.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/hastaliga-care-artik-internette-araniyor.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Dec 1969 21:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/hastaliga-care-artik-internette-araniyor.jsp</guid>
		<description><![CDATA[ABD&#8217;de yapılan araştırma insanların yarısının sağlık sorunlarını çözmek için artık interneti kullandığını ortaya koyuyor ancak sadece yüzde 5&#8242;i doktorla temas kuruyor. Doktorlar ise interneti kullanmaya pek sıcak bakmıyor.
    ABD&#8217;de yapılan bir araştırma, &#252;lke vatandaşlarının yaklaşık yarısının sağlık sorunları i&#231;in interneti kullandığını ortaya &#231;ıkardı.
Amerikan Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi&#8217;nin araştırmasına g&#246;re, ge&#231;en yıl halkın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ABD&#8217;de yapılan araştırma insanların yarısının sağlık sorunlarını çözmek için artık interneti kullandığını ortaya koyuyor ancak sadece yüzde 5&#8242;i doktorla temas kuruyor. Doktorlar ise interneti kullanmaya pek sıcak bakmıyor.<span id="more-1183"></span></p>
<p>    ABD&#8217;de yapılan bir araştırma, &uuml;lke vatandaşlarının yaklaşık yarısının sağlık sorunları i&ccedil;in interneti kullandığını ortaya &ccedil;ıkardı.<br />
Amerikan Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi&#8217;nin araştırmasına g&ouml;re, ge&ccedil;en yıl halkın yarıdan fazlası internette sağlık konularıyla ilgili araştırma yaptı, ancak bunun sadece y&uuml;zde 5&#8242;i aradığı sağlık sorunuyla ilgili olarak doktoruyla internet &uuml;zerinden iletişime ge&ccedil;ti.<br />
Araştırmacılar, &ccedil;alışmanın Ocak-Haziran 2009 arasında yaşları 18 ile 64 arasında değişen 7 bin 192 kişiyle yapıldığını, bu s&uuml;re i&ccedil;inde katılımcıların y&uuml;zde 51&#8242;inin son 12 ay i&ccedil;inde sağlık konularıyla ilgili arama yaptığını s&ouml;ylediğini dile getirdi.<br />
Kadınların internette sağlık konularını erkeklerden daha fazla aradığını (kadınlar y&uuml;zde 58, erkekler y&uuml;zde 43) ortaya koyan araştırmada, internet &uuml;zerinden ila&ccedil; talebinde bulunanlar ve bir sağlık kuruluşuna başvuranların oranı ise sırasıyla y&uuml;zde 6 ve y&uuml;zde 3 olarak belirlendi.<br />
Konuyla ilgili benzeri bir araştırma ise doktorların hastalarıyla internet &uuml;zerinden iletişime ge&ccedil;mekte fazla istekli olmadıklarını g&ouml;sterdi. Araştırmacılar, sebep olarak da doktorların &#8221;mahremiyetin korunması ve zamanlarını nasıl değerlendirdikleri&#8221; konularındaki d&uuml;ş&uuml;ncelerinin net olmamasını g&ouml;sterdi.<br />
(aa)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/hastaliga-care-artik-internette-araniyor.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
