<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Güncel Haberler, Günlük Haber, Haber oku &#187; Kadın</title>
	<atom:link href="http://www.tr-haber.com/cms/kadin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tr-haber.com</link>
	<description>Güncel Haberler, Günlük Haber, Haber oku</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Sep 2010 13:19:36 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Emzirmeyen anneler risk altında</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/emzirmeyen-anneler-risk-altinda.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/emzirmeyen-anneler-risk-altinda.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 13:16:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/emzirmeyen-anneler-risk-altinda.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Bilim adamları, bebeklerini emzirmeyen annelerin tip 2 şeker hastalığına yakalanma riskine sahip olduklarını belirlediler.
Pittsburgh Üniversitesi&#8217;nde yürütülen çalışmada, araştırmacılar son yüzyılda tip 2 şeker hastalığı görülme sıklığının çarpıcı şekilde arttığını söylediler. Beslenme ve egzersizin şeker hastalığı riskini etkilediğini zaten bildiklerini belirten araştırmacılar, emzirmenin de annenin ileride bu tür hastaklara yakalanma riskini azalttığını da açıkladılar.
American Journal of [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim adamları, bebeklerini emzirmeyen annelerin tip 2 şeker hastalığına yakalanma riskine sahip olduklarını belirlediler.<span id="more-1539"></span></p>
<p>Pittsburgh Üniversitesi&#8217;nde yürütülen çalışmada, araştırmacılar son yüzyılda tip 2 şeker hastalığı görülme sıklığının çarpıcı şekilde arttığını söylediler. Beslenme ve egzersizin şeker hastalığı riskini etkilediğini zaten bildiklerini belirten araştırmacılar, emzirmenin de annenin ileride bu tür hastaklara yakalanma riskini azalttığını da açıkladılar.<br />
American Journal of Medicine isimli dergide yayınlanan ve yaşları 40 ile 78 arasında değişen 2 bin 233 kadının katıldığı çalışmada, katılımcıların yüzde 56&#8217;sının bebeklerini en az bir ay emzirdikleri kaydedildi.<br />
Bebeklerini emzirmeyen annelerin yüzde 27&#8217;sinde tip 2 şeker hastalığı geliştiği ya da hiç doğum yapmayan veya bebeklerini emziren kadınlara oranla hastalığa yakalanma riskinin 2 kat fazla olduğu belirlendi.<br />
Zaman</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/emzirmeyen-anneler-risk-altinda.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlaç tedavisi ile 5 çocuk sahibi oldu</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/ilac-tedavisi-ile-5-cocuk-sahibi-oldu.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/ilac-tedavisi-ile-5-cocuk-sahibi-oldu.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2010 01:10:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/ilac-tedavisi-ile-5-cocuk-sahibi-oldu.jsp</guid>
		<description><![CDATA[ABD&#8217;nin Houston kentinde 30 yaşındaki Veronica Mayorga Real, hepsi sağlıklı beşiz dünyaya getirdi.
Houston&#8217;daki bir hastanede iki ameliyathanede cumartesi günü 23 doktorun yardımıyla yaptırılan doğumda dünyaya gelen 3&#8242;ü kız, 2&#8217;si erkek bebeklere Aaron, Priscilla, Matilde, Joel ve Isaac adları verildi.
Doktor Ursula Nawab, kiloları 1,3 kilogramla 1,8 kilogram arasında olan çocukların doğumdan sonra oksijen desteğine ihtiyaç duyduklarını, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ABD&#8217;nin Houston kentinde 30 yaşındaki Veronica Mayorga Real, hepsi sağlıklı beşiz dünyaya getirdi.<span id="more-1469"></span></p>
<p>Houston&#8217;daki bir hastanede iki ameliyathanede cumartesi günü 23 doktorun yardımıyla yaptırılan doğumda dünyaya gelen 3&#8242;ü kız, 2&#8217;si erkek bebeklere Aaron, Priscilla, Matilde, Joel ve Isaac adları verildi.<br />
Doktor Ursula Nawab, kiloları 1,3 kilogramla 1,8 kilogram arasında olan çocukların doğumdan sonra oksijen desteğine ihtiyaç duyduklarını, 29 haftalıkken doğan bebeklerden 2&#8217;sinin halihazırda kendi kendilerine nefes alabildiklerini, bebeklerin 6 ya da 8 hafta daha hastanede kalacaklarını söyledi.<br />
Mayorga Real ile kocası Enrique Mayorga&#8217;nın çocuk sahibi olabilmek için ilaç kullandıkları belirtildi.<br />
Dünyada yaklaşık 100 kadar beşiz olduğu bildiriliyor.<br />
AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/ilac-tedavisi-ile-5-cocuk-sahibi-oldu.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zengin kadın fakire göre uzun yaşıyor</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/zengin-kadin-fakire-gore-uzun-yasiyor.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/zengin-kadin-fakire-gore-uzun-yasiyor.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2010 21:00:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/zengin-kadin-fakire-gore-uzun-yasiyor.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Almanya&#8217;da yapılan bir araştırma zengin kadınların fakir kadınlara göre daha uzun yaşadığını ortaya koydu.
Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü (DIW) tarafından bugün sonuçları açıklanan araştırmaya göre, gelir düzeyi yüksek kadınların ömrü fakir kadınlara göre daha uzun oluyor.
Araştırmayı yapan Friedrich Breyer, gelir düzeyi yüksek kadınların, daha iyi bir eğitim ile birlikte daha yüksek bir sağlık bilincine de sahip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Almanya&#8217;da yapılan bir araştırma zengin kadınların fakir kadınlara göre daha uzun yaşadığını ortaya koydu.<span id="more-1441"></span></p>
<p>Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü (DIW) tarafından bugün sonuçları açıklanan araştırmaya göre, gelir düzeyi yüksek kadınların ömrü fakir kadınlara göre daha uzun oluyor.<br />
Araştırmayı yapan Friedrich Breyer, gelir düzeyi yüksek kadınların, daha iyi bir eğitim ile birlikte daha yüksek bir sağlık bilincine de sahip olduğunun tahmin edildiğini belirterek, zengin kadınların fakir kadınlara göre ortalama 3 yıl daha fazla yaşadığını söyledi.<br />
AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/zengin-kadin-fakire-gore-uzun-yasiyor.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>5 güzellik problemi ve çözümü</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/5-guzellik-problemi-ve-cozumu.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/5-guzellik-problemi-ve-cozumu.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2010 20:59:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/5-guzellik-problemi-ve-cozumu.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Bugüne kadar kafanıza takılan ve cevabını merak ettiğiniz güzellik hakkındaki sorularınız, şimdi cevap buluyor.
Gün içinde yanımda hiçbir ek malzeme olmadan saçımda nasıl hacim yaratabilirim?
Bu işlemin basit bir yöntemi var. Başınızı öne atın ve tutamlarınızı tam tepede bir araya getirin. Lastik bir tokayla tutturduğunuz saçları gevşekçe toplayın. 10 dakika beklettikten sonra serbest bırakın. Bu şekilde saç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugüne kadar kafanıza takılan ve cevabını merak ettiğiniz güzellik hakkındaki sorularınız, şimdi cevap buluyor.<span id="more-1442"></span><br />
Gün içinde yanımda hiçbir ek malzeme olmadan saçımda nasıl hacim yaratabilirim?<br />
Bu işlemin basit bir yöntemi var. Başınızı öne atın ve tutamlarınızı tam tepede bir araya getirin. Lastik bir tokayla tutturduğunuz saçları gevşekçe toplayın. 10 dakika beklettikten sonra serbest bırakın. Bu şekilde saç diplerinizi canlandırarak daha diri durmalarını sağlayabilirsiniz. Vaktiniz yoksa saç ayrımınızın yerini değiştirerek de hacimli tutamlara kavuşabilirsiniz.<br />
Çiçek içerikli parfüm arıları çeker mi?<br />
Arılar şekerli, aromalara karşı dayanılmaz bir çekim duyarlar. Bunlara çiçeksi, meyvemsi ve tatlı kokular da dahil. Arı sokmalarına karşı alerjikseniz, parfüm uygulamaktan kaçınabilir veya dışarı çıkarken daha erkeksi esansları tercih edebilirsiniz.<br />
Yanlışlıkla kendi ten rengimden çok daha koyu bir fondöten satın aldım. Bunu bronzlaştncı bir ürün gibi kullanabilir miyim?<br />
Bu ürünü güneşin doğal olarak yüzünüzde ilk etki edeceği noktalara uygulamaya dikkat ederek (alın, elmacık kemikleri, burun ve çene) natürel bir bronzluğa kavuşabilirsiniz. Öncelikle ten renginize uygun bir baz uygulayın. Ardından bu koyu fondöteni sürerek bu iki rengi güzelce harmanlayabilirsiniz.<br />
Güneş kremimi sürmeyi unuttuğum için yüzüm soyuluyor. Peeling mi yapmalıyım yoksa kendi haline mi bırakmalıyım?<br />
Eğer cildinizde kızarıklık varsa, peeling yapmak daha fazla yanmasına sebep olur. İçinde yaşlanma karşıtı içerikler veya herhangi bir koku barındırmayan bir losyon uygulamayı deneyin. Bu losyonu kalın bir tabaka halinde cildinize sürdükten sonra bir maskeyi bekletir gibi beş dakika boyunca yüzünüzde bırakın. Nemli bir havlu ile kremi temizleyerek nazikçe peeling yapmış olacaksınız. Eğer cildinizde kızarıklık yoksa peeling uygulayabilirsiniz. Peeling içerikli yüz temizleyicileri tek adımda hem cildinizi kirlerden arındırır hem de ölü derilerden kurtulmanızı sağlar.<br />
Yüzümde olmamasına rağmen sırtımda sürekli sivilceler çıkıyor. Bunun sebebi nedir?<br />
Sırtınızda yüzünüzde olduğundan çok daha fazla yağ bezi bulunur. Ayrıca tüm gün boyunca kapalı olması da cabası. Sıcak ve nemli koşullar bakterilerin üremesi ve doğal olarak aknenin oluşması için mükemmel bir ortam yaratır. Duşta içinde salisilik asit bulunan bir sabunla (Neutrogena, The Transparent Facial Bar, akne karşıt sabun, 100 gr, 7,90 TL) sırtınızı sabunlayın. Düşten sonra yine akne karşıt bir ürün uygulayarak gözeneklerin tıkanmasını engelleyebilirsiniz.</p>
<p>cosmo</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/5-guzellik-problemi-ve-cozumu.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadına Şiddetin Azalması İçin Öneriler</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/kadina-siddetin-azalmasi-icin-oneriler.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/kadina-siddetin-azalmasi-icin-oneriler.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Aug 2010 22:08:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/kadina-siddetin-azalmasi-icin-oneriler.jsp</guid>
		<description><![CDATA[TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun oluşturduğu alt komisyon raporunda, kadına yönelik şiddetin önlenmesinde medyaya yönelik bazı öneriler getirildi.
Öneriler arasında, RTÜK&#8217;ün, cinsiyetçi dil kullanılmasını cezalandırması, RTÜK&#8217;ün akıllı işaretleri arasına, &#8221;dikkat bu program, film cinsiyet ayrımcılığı içermektedir&#8221; ibaresi konulması yer aldı.
Alt komisyonun hazırladığı Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi, Uygulamada ve Mevzuattaki Eksikliklerin Tespiti başlıklı rapordaki öneriler &#8221;hukuki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun oluşturduğu alt komisyon raporunda, kadına yönelik şiddetin önlenmesinde medyaya yönelik bazı öneriler getirildi.<span id="more-1415"></span></p>
<p>Öneriler arasında, RTÜK&#8217;ün, cinsiyetçi dil kullanılmasını cezalandırması, RTÜK&#8217;ün akıllı işaretleri arasına, &#8221;dikkat bu program, film cinsiyet ayrımcılığı içermektedir&#8221; ibaresi konulması yer aldı.<br />
Alt komisyonun hazırladığı Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi, Uygulamada ve Mevzuattaki Eksikliklerin Tespiti başlıklı rapordaki öneriler &#8221;hukuki alan&#8221;, &#8216;&#8217;sığınma evlerinde kalan kadınların durumları ve sığınma evleri&#8221;, &#8221;medya&#8221;, &#8221;kamu kurumlarının görevleri ve koordinasyonu ile genel politikalar&#8221; başlığı altında toplanıyor.<br />
Raporda, çocuk mahkemeleri ile aile mahkemelerinin birleştirilerek &#8221;Birleşik Aile Mahkemeleri&#8221; olması öneriliyor.<br />
Ailenin Korunması Hakkındaki Kanun&#8217;un, şiddete uğrama tehlikesi bulunan bireyleri de koruması, &#8221;şiddete uğrama tehlikesinin varlığının&#8221; ise mahkemece verilecek tedbir kararı için yeterli olması istendi.<br />
Şiddet mağduru kadına, eşin tedbir kararı gereğince evden uzaklaştırılması sonucu evin temel ihtiyacını karşılayamaması ihtimaline karşı, bir fon oluşturulması, buradan ödeme yapılması talep edildi. Boşanan ya da birlikte yaşayan ancak evlilik bağı olmayan çiftlerin de Ailenin Korunması Hakkında Kanunun sağladığı korumadan yararlanması önerildi.<br />
&#8221;CİNSİYET EŞİTLİĞİ EĞİTİMİ&#8221;<br />
Raporda yer alan diğer bazı öneriler ise şöyle:<br />
&#8221;-RTÜK tarafından uygulanan yaptırımlarda, toplumsal cinsiyete duyarlılık gösterilmeli ve cinsiyetçi dil kullanılması da cezalandırılmalı.<br />
-Medya ve reklam ajanslarına, yayın ve şirket ruhsatları verilirken ya da yenilenirken, toplumsal cinsiyet eşitliği eğitiminden geçmeleri şart olarak aranmalı.<br />
-RTÜK bünyesinde, ilgili devlet, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerden temsilcilerin katılımıyla Medyada Kadının Durumunu İzleme Komisyonu kurulmalı.<br />
-RTÜK&#8217;te Toplumsal Cinsiyet ya da Kadın Erkek Eşitliği Dairesi Başkanlıkları eklenmeli.<br />
-RTÜK&#8217;ün akıllı işaretler arasına, &#8216;Dikkat bu program, film ve benzeri cinsiyet ayrımcılığı içermektedir&#8217; ibaresi konulmalı.<br />
-Genel olarak sığınma evlerini sivil toplum örgütleri de işletmeli.<br />
-Her sığınma evinde bir çocuk birimi kurulmalı.<br />
-Aile içi şiddet konusunda uzmanlaşmış aile savcısı, aile polisi birimleri kurulmalı.<br />
-Kadın Danışma Merkezleri kurulmalı, buralarda özel görüşme odaları ve profesyonel çalışanlar bulundurulmalı.<br />
-Sığınma evlerinden çıkan kadınlara barınacak yer sağlanmalı, bu amaçla geçiş evleri kurulmalı, bunda TOKİ rol almalı.&#8221;<br />
AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/kadina-siddetin-azalmasi-icin-oneriler.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eşine kızan bayanların buldukları çözüm yolu</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/esine-kizan-bayanlarin-bulduklari-cozum-yolu.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/esine-kizan-bayanlarin-bulduklari-cozum-yolu.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Apr 2010 17:15:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/esine-kizan-bayanlarin-bulduklari-cozum-yolu.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Eşinizle tartışsanız ya da ona canınız sıkılsa ne yaparsınız? Ya oturur saatlerce ağlar ya da bir an evvel kendinizi uykunun kollarına bırakıp her şeyi unutmak istersiniz. Ancak bu durumlarda dâhiyane fikirler üretenler de var.
Aslıhan Köseoğlu&#8217;nun haberi
Eskiden eşine kızdığında bir iki gün küs kalan kadınlar, artık en ufak bir tartışmada kendini alışveriş merkezlerine atıyor.  İhtiyacı olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eşinizle tartışsanız ya da ona canınız sıkılsa ne yaparsınız? Ya oturur saatlerce ağlar ya da bir an evvel kendinizi uykunun kollarına bırakıp her şeyi unutmak istersiniz. Ancak bu durumlarda dâhiyane fikirler üretenler de var.<span id="more-1388"></span></p>
<p>Aslıhan Köseoğlu&#8217;nun haberi<br />
Eskiden eşine kızdığında bir iki gün küs kalan kadınlar, artık en ufak bir tartışmada kendini alışveriş merkezlerine atıyor.  İhtiyacı olan olmayan her şeyi alıyor. Sadece alışveriş yapan değil, doğalgazın derecesini yükselten de var, kullanmadığı halde evi kozmetik ürünlerle dolduran da. Uzmanlara göre bu tür davranışların sebebi sorunlarla mücadele etme gücünün eksikliği ve bireyin içindeki değersizlik duygusu.<br />
Eşinizle tartışsanız ya da ona canınız sıkılsa ne yaparsınız? Ya oturur saatlerce ağlar ya da bir an evvel kendinizi uykunun kollarına bırakıp her şeyi unutmak istersiniz. Ancak bu tür durumlarda dâhiyane fikirler üretenler de yok değil.<br />
Bilim adamı Marin Soljaci, eşinin, şarjı biten cep telefonundan çıkan sinyal sesiyle uykusunun bölünmesine hayli kızmış, bunun üzerine geçtiğimiz yıl kablosuz elektrik iletim sistemini geliştirmişti.<br />
Bazı kadınlar ise eşlerine sinirlendiğinde çok daha farklı davranmayı tercih ediyor. Bu tür durumlarda kadınların alışveriş yaptığını biliyoruz. Meğer daha ilginç yöntemlere başvuranlar da oluyormuş.<br />
Kimisi kocasına kızdığında kuaföre gidip baştan aşağı bakım yaptırıyor, bazıları da elektriği, suyu daha müsrif kullanıyormuş. Evlilik Terapileri Enstitüsü psikologlarından Ayşe Özden, kadınların bu tür davranışlarla değiştiremedikleri koşullar yerine kolaylıkla değiştirebilecekleri şeylere yönelerek geçici olarak rahatladıkları görüşünde. Yani her bir anlık sinirle böyle tepkiler verilse de sağlıklı bir yol değil. Peki, kadınlar en çok neye sinirleniyor ve hangi durumlarda nasıl davranıyor?<br />
Kadınları en çok eşlerinin eve geç gelmesi sinirlendiriyor<br />
Gözlemlerimize göre kadınları alışverişe ya da herhangi bir sebeple para harcamaya iten en önemli sebep, eşlerinin eve geç gelmesi ya da akşamları arkadaşlarıyla vakit geçirmeleri. Görüştüğümüz kadınlar soy isimlerini vermemizi istemiyorlar ama hikâyelerini paylaşıyorlar bizimle. İşte birkaç örnek:<br />
İhtiyacım olmayan şeylere hayır diyemiyorum: Eşine kızan kadınların genel eğilimi alışverişten yana. Bu kadınlardan biri de bir yıllık evli olan Seda Hanım. &#8220;Eşime kızınca alışveriş yapıyorum, lazım olmayan şeylere bile hayır diyemiyorum, &#8216;Benim ona ihtiyacım var deyip&#8217; sarılıyorum.&#8221; diyor Seda Hanım.<br />
Doğalgazı açıyorum: Bir çocuk annesi Gülşah Hanım, 3 yıldır evli. Eşine öyle kolay kolay sinirlenmediğini ve çok fazla tartışmadıklarını söylüyor. Ancak kocasının geç saatlere kadar çalışması, onu çok mutsuz ediyormuş. &#8220;Evimiz kolay ısınmamasına rağmen ekonomi yapalım diye doğalgazı çok fazla açmıyoruz.&#8221; diyen Gülşah Hanım, eşi geç saatlere kadar çalıştığında doğalgazın ayarını yükselttiğini söylüyor.<br />
Eşime kızdığımda bulaşık deterjanını çok kullanıyorum: Bahar Hanım, evleneli beş yıl olmuş. Kendisinin iki çocuğu var. Evlilik hayatında en tahammül edemediği şey eşinin akşamları arkadaşlarıyla dışarıya çıkması. Bu durumlarda eşine çok kızdığını, genelde o çıkarken bulaşık yıkıyor olduğunu ve sinirle deterjanı suyun içine boca ettiğini söylüyor. Bahar Hanım, &#8220;Kimileri eşinin kredi kartını alır alışveriş yapar, komik ama ben de o an böyle davranarak sinirimi bulaşık deterjanından alıyorum.&#8221; diyor.<br />
Ödemeler zorlayınca evlilik daha problemli hale geliyor<br />
Alışverişle ya da herhangi bir sebeple para harcayan kadınlar aslında sonrasında işin ceremesini yine kendisi çekiyor. Ödeme günü geldiğinde evde aynı huzursuzluk tekrar yaşanıyor. Evlilik Terapisti Psikolog Ayşe Özden alışveriş hastalığının da tıpkı çalma hastalığı, tıkanırcasına yemek yeme, madde bağımlılığı, aşırı biriktiricilik gibi anormal davranışlarla aynı menşeden çıktığı görüşünde. Birey iç dünyasında derin bir boşluk hissediyor ve bu boşluğu bazı nesne ve eylemlerle doldurmaya çalışıyor. Sonrasında ise geçici bir rahatlamanın ardından suçluluk duygusu yaşıyor. Asıl problemin bireyin içindeki değersizlik ve yetersizlik duygusu olduğunu söyleyen Özden şöyle devam ediyor: &#8220;Kadın bu duyguyla baş edemediği için alışverişe yönelmekte, bunun sonucunda ödemelerde zorlanma nedeniyle evlilikleri daha problemli hale gelmektedir.&#8221;</p>
<p>Erkekler sonuca değil, kadını bu noktaya getiren sebeplere bakmalı<br />
Efkan Yeşildağ (Aile Danışmanı): Aslında burada kısır bir döngü söz konusu. Kadınlar alışveriş yaptıkça onların ihtiyaçlarını daha çok karşılamak için erkekler de daha fazla çalışıyor. Onlar çalıştıkça da kadınlar ilgiden yoksun kaldığı için kendini manen daha değersiz hissediyor. Bu döngü böyle devam ediyor. Ortaya bir güven problemi çıktığından ilişkiler de ciddi şekilde yaralanmış oluyor. Beyler de bazen &#8220;Ben bu kadar çalışıyorum gece gündüz, çocuklarıma vakit ayıramıyorum, sense hoyratça harcıyorsun.&#8221; gibi bir tavır içine giriyor ve ikinci bir hata yapıp sonuca bakarak eşine yükleniyor. Yine çatışmalar başlıyor. Erkeklerin yapması gereken şey sonuca değil de kadını bu noktaya getiren sebeplere bakmak. Erkek açısından da bu çok zor bir durum. Her babaya, her kocaya sorsanız &#8220;Ben çoluk çocuğumun rızkını helal yoldan kazanmak için çalışıyorum.&#8221; diye kendini savunacaktır. Ama hiçbir davranış sebepsiz değil. Yani erkek de bazen maddi ihtiyaçlara takılıp eşinin asıl ihtiyaçlarını unutuyor. Önemli olan bizim ne istediğimiz değil, karşımızdakinin ne beklediği.<br />
(Zaman)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/esine-kizan-bayanlarin-bulduklari-cozum-yolu.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzun Bayanların Geliri Daha Yüksek</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/uzun-bayanlarin-geliri-daha-yuksek.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/uzun-bayanlarin-geliri-daha-yuksek.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Apr 2010 17:02:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/uzun-bayanlarin-geliri-daha-yuksek.jsp</guid>
		<description><![CDATA[İngiltere&#8217;de bir giyim firmasının yaptırdığı araştırmaya göre, boyu 1.70&#8242;in üzerinde olan kadınların kazancı, kısa olanlardan daha yüksek&#8230;
Long Tall Sally adlı giyim firmasının araştırmasında, 1.70&#8242;in üzerinde olan kadınlar &#8220;uzun&#8221; kategorisinde kabul edildi. Araştırmaya 16 yaşından büyük bin 461 kadın katıldı. &#8220;Uzun boylu&#8221; kadınların yüzde 20&#8217;sinin yılda en az 30 bin sterlin kazandıkları, kısa sınıfındaki kadınlarınsa ancak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere&#8217;de bir giyim firmasının yaptırdığı araştırmaya göre, boyu 1.70&#8242;in üzerinde olan kadınların kazancı, kısa olanlardan daha yüksek&#8230;<span id="more-1390"></span></p>
<p>Long Tall Sally adlı giyim firmasının araştırmasında, 1.70&#8242;in üzerinde olan kadınlar &#8220;uzun&#8221; kategorisinde kabul edildi. Araştırmaya 16 yaşından büyük bin 461 kadın katıldı. &#8220;Uzun boylu&#8221; kadınların yüzde 20&#8217;sinin yılda en az 30 bin sterlin kazandıkları, kısa sınıfındaki kadınlarınsa ancak yüzde 10&#8242;unun bu rakamı yakaladığı veya geçtiği saptandı.<br />
(Sabah)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/uzun-bayanlarin-geliri-daha-yuksek.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KAMER: kadına şiddet kader değildir</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/kamer-kadina-siddet-kader-degildir.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/kamer-kadina-siddet-kader-degildir.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 10:38:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/kamer-kadina-siddet-kader-degildir.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Kadın Merkezi Vakfı (KAMER) Gaziantep Şubesinin gerçekleştirdiği &#8221;Kadınlarla Buluşuyoruz&#8221; projesiyle 2 bin 323 kadına &#8221;şiddetin kader olmadığı&#8221; anlatıldı.
Sosyal Destek Programı (SODES) kapsamında yürütülen &#8221;Kadınlarla Buluşuyoruz&#8221; projesi çerçevesinde, Gaziantep&#8217;te özellikle göç alan Düztepe ve Üçoklar Mahallesi&#8217;ndeki evler 6 kişilik bir ekiplerce ziyaret edildi.
Proje Koordinatörü Aynur Yıldıran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, toplam 2 bin 323 kadınla görüştüklerini, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın Merkezi Vakfı (KAMER) Gaziantep Şubesinin gerçekleştirdiği &#8221;Kadınlarla Buluşuyoruz&#8221; projesiyle 2 bin 323 kadına &#8221;şiddetin kader olmadığı&#8221; anlatıldı.<span id="more-1026"></span></p>
<p>Sosyal Destek Programı (SODES) kapsamında yürütülen &#8221;Kadınlarla Buluşuyoruz&#8221; projesi çerçevesinde, Gaziantep&#8217;te özellikle göç alan Düztepe ve Üçoklar Mahallesi&#8217;ndeki evler 6 kişilik bir ekiplerce ziyaret edildi.<br />
Proje Koordinatörü Aynur Yıldıran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, toplam 2 bin 323 kadınla görüştüklerini, kadınlara şiddetin kader olmadığını anlattıklarını, şiddete uğramaları halinde başvurabilecekleri kurumlara ilişkin bilgilendirildiklerini söyledi.<br />
Yıldıran, şöyle konuştu:<br />
&#8221;Görüşmeler sırasında kadınların profilini ortaya koymaya yönelik bir anket de yaptık. 2 bin 184 kadından bin 386&#8217;sı görücü usulü evlenmiş. 2 bin 311 kadından 671&#8242;i okuma yazma bilmiyor, bin 111&#8242;i ilkokul mezunu. Ayrıca bin 183 kadından 715&#8242;i yaşadığı şiddeti bizimle paylaştı, 18&#8242;inin konuşması aile bireyleri tarafından engellendi, 58&#8242;i konuşmak istemedi.&#8221;<br />
Projeleriyle kadınlara maddi ve hukuksal destek sağlanmasına yardımcı olduklarını vurgulayan Yıldıran, &#8221;Kadınların hayatlarında gözlenen somut değişiklikler, projemizin başarılı olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca projemizle iki mahallede &#8216;kadın danışma odası&#8217; açacaktık. Düztepe Mahallesi&#8217;nde yer bulamadığımız için açamadık. Üçoklar Mahallesi&#8217;nde ise inşaatı devam eden Sosyal Hizmetler Toplum Merkezinde bu birimimizi açacağız&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8221;ŞİDDET İÇİN BAHANE ÇOK&#8221;<br />
Yıldıran, saha çalışması sırasında bir araya geldikleri kadınlardan, kadına şiddet uygulamak için her şeyin bahane edilebildiğini öğrendiklerini söyledi.<br />
Geleneksel yapının erkeklere, &#8221;Bu kadın senin malın, sen ne istersen yapabilirsin&#8221; dediğini, buna karşı çıktıklarını dile getiren Yıldıran, şunları anlattı:<br />
&#8221;Kadın da bir insandır, o da bir bireydir. Onun da hakları var, ancak erkekler böyle görmüyor. Erkekler, &#8216;o kadın benim eşim, benim namusum, çıkma dersem çıkmayacak dışarı&#8217; diyor. Bu erkekler için de zor aslında. Pencereden baktın kabahat, giydin kabahat, annene gittin suç. Erkek egemen bakış açısı, &#8216;ben erkeğim her şeyi ben bilirim, o bir şey bilmez bir şeyden anlamaz. Ben ne dersem de onu yapmak zorunda&#8217; diyor. Şiddetin bahanesi çok. Şiddet için her şey bahane edilebiliyor.<br />
Biz hiçbir zaman kadınların bütün sorunlarını çözebileceğimizi iddia etmedik. Projeyle bir zemin hazırladık, bir bakış açısı sunduk. Kadın olduğumuz için kadınlar bize güvendi, sorunlarını bizimle paylaştı.&#8221;</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/kamer-kadina-siddet-kader-degildir.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sarsılmaz Silahın Patronu Bir Bayan</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/sarsilmaz-silahin-patronu-bir-bayan.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/sarsilmaz-silahin-patronu-bir-bayan.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 16:47:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/sarsilmaz-silahin-patronu-bir-bayan.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Sarsılmaz Silah Sanayinin patronu Nur Ala Sarsılmaz. İlk silahına 20 yaşında sahip olmuş, 5 tüfeği 3 tabancası bulunuyor bayan Sarsılmaz&#8217;ın. &#8216;Ailemizde her kadının silahı var, tıpkı mücevher gibi&#8217; diyor.
Banu Duran&#8217;ın röportajı
Sarsılmaz kaç yılında ve nasıl kuruldu?
Sarsılmaz Silah Sanayinin temeli, büyük dedem Abdüllatif Bey tarafından 1880 yılında Elazığda bir tüfek atölyesi ile atıldı. Daha sonra Düzcede [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sarsılmaz Silah Sanayinin patronu Nur Ala Sarsılmaz. İlk silahına 20 yaşında sahip olmuş, 5 tüfeği 3 tabancası bulunuyor bayan Sarsılmaz&#8217;ın. &#8216;Ailemizde her kadının silahı var, tıpkı mücevher gibi&#8217; diyor.<span id="more-920"></span></p>
<p>Banu Duran&#8217;ın röportajı</p>
<p>Sarsılmaz kaç yılında ve nasıl kuruldu?<br />
Sarsılmaz Silah Sanayinin temeli, büyük dedem Abdüllatif Bey tarafından 1880 yılında Elazığda bir tüfek atölyesi ile atıldı. Daha sonra Düzcede imalathanemizi kurduk. 1970lerin sonunda fabrika üretimine geçen firmamız aynı zamanda İstanbulda da silah ve mühimmat ticareti ile meşgul oldu. Bu arada şunu da belirteyim ki, çok kısa bir süre sonra fabrikamızı robotların çalıştığı modern bir tesise taşıyacağız&#8230;<br />
Başlangıçta yalnızca tüfek üretimi yapıyorduk, yaklaşık 10 yıldır da 500 binden fazla tabanca ürettik. Türk Silahlı Kuvvetlerinin tek silah üreticiyiz, bu en çok gurur duyduğum şey. Şu anda 32 tip tüfek ve 23 tip tabanca üretiyoruz ve satıyoruz&#8230; Ayrıca Avrupanın 3üncü büyük entegre hafif silah firmasıyız.<br />
62 ülkeye ihracat yapıyoruz; Venezuela polisi, Pakistan ordusu, Kolombiya polisi, Suriye ordu ve polisi, Makedonya polisi, Tayland polisi ve Fas polisi vb. birçok ülke askeri ve polisi bizim tabancalarımızı kullanıyor.<br />
İlk ürettiğiniz silah modeli hangisiydi?<br />
İlk, ağızdan dolma çakmaklı tüfekleri ürettik. Tabanca üretimine ise 1998 yılında başladık ve 9&#215;19mm KILINÇ modelini yaptık.<br />
Bir silah üretimi nasıl olur, ne kadar sürer?<br />
Silah üretimi zor, kalite duyarlılığı yüksek ve hassas bir süreç. En az 25 yıl çok zorlu koşullara dayanabilecek bir makine üretiyoruz. Her bir silah 50nin üzerinde parçadan meydana geliyor. Eskiden silah konusunda bir yan sanayi gelişmiş olmadığından her şeyi kendimiz yapardık. Şu anda fabrikamızda her biri farklı işler yapılan 27 fabrika var.<br />
Her bir parçanın yapımı birkaç ya da daha çok işlem gerektiriyor. Ancak en hassas parçalar namlu, mekanizma ve gövde. Namlularımız sahip olduğumuz 4 farklı teknolojinin yanı sıra dövme namlu olarak kendi fabrikamızda yapılmakta. Parçalar, ısıl işlem, kaplama, boyama, montaj gibi aşamalardan geçiyor.<br />
Silah merakınız nasıl başladı?<br />
Çocukluğumda başladı, ne de olsa aile mesleğimiz. Silahlarla dolu bir evde büyüdüm ben. Babaannem de, annem de çok iyi silah kullanırdı.<br />
Yönetimde de hep yer aldılar. Babamın ailesi çok demokrat bir aileydi, bizim nesil de öyle devam ediyor. Ben daha ortaokulda okurken babamla birlikte fabrikaya gidiyor, silah yapımını izliyordum. O dönem tüfeklerde el sanatına çok talep vardı. En çok onları seyretmekten zevk alırdım.<br />
Sonrasında Londrada işletme okudum. Döndükten sonra da babamla çalışmaya başladım. İlk olarak muhasebe departmanındaydım, şimdi ağabeyim Latif Aral Alişle birlikte işlerin başındayız.<br />
Düğünlerde silah atanlar eğitimsiz insanlar. Bu bir spor. Nasıl ki golfü seven birisi düğünde golf oynayamıyorsa atış da yapmamalı; Golf sopamı çok seviyorum yanımda getirdim olmaz. Silah mücevher gibidir, onlar sopa ya da taş gibi görüyor.<br />
Her pazar kızlarımla poligonda atış yaparım</p>
<p>Silah karşıtı çevrelerden tepkiler alıyor musunuz?<br />
Çevrecilerden bir ön yargı, tepki var, evet. Hoş görüyorum bunları. Fakat hayatın gerçekleri değişmiyor. Silah, dünya var olduğundan beri gerekli bir alet. Hayat felsefesi farklı olup, silahı farklı yönlerde kullanan insanlarla bir sanayiciyi, sporcuyu karıştırmamak lazım. Biz hayatı, doğayı seven insanlarız.<br />
Türk kadınları meraklı mı silaha?<br />
Evet, hem de çok ama yanlış bir kanı olur diye göstermiyorlar. Ne kanısı olacak anlamıyorum. Halbuki atıcılık dünyanın en ünlü sporu. İngiliz ve Fransız asillerinin yapmış olduğu en asil ve en eski spor, kraliçelerin yaptığı spor. Bunu bazı çevreci kimseler spor gibi görmüyor ama ne yani, bu asiller çevreci değil miydi? Dünya kadar arazileri vardı ve hayvan besliyorlardı.<br />
Silahlarınızı nerede kullanıyorsunuz, avlanıyor musunuz?<br />
Hayır, avlanmıyorum. Sadece poligonda atış yapıyorum. Hedefe kilitleniyorum ve hiçbir şey düşünmüyorum, güzel olan da bu zaten. O esnada hiçbir şey düşünemem. Her Pazar Maslakta kızlarım Mina (18) ve Diba (12) ile atış yapıyorum.<br />
Tüfek mi tabanca mı kullanıyorsunuz atış yaparken?<br />
Tüfekle atış yaparım ve mutlaka 12den vururum. Büyük kızım da tüfek atıyor ve o da hep hedefi vuruyor.<br />
Zaten kızım bu yıl uluslararası bir yarışmaya hazırlanıyor. Ağabeyim de avcılık ve atıcılık federasyon başkanı. Küçük kızım da istiyor atış yapmayı ama şimdilik izin vermiyorum.<br />
21 yaşına geldiklerinde silahlarını alacağım ama kullanıp kullanmamak kendilerine kalmış. Annem de arada gelir, fabrikadaki poligonda atış yapar.<br />
Masada 9 kadındık fark ettik ki hepimizin ruhsatlı silahı var<br />
Silah kelimesinin sizin için anlamı nedir?<br />
Aile yadigari. Çok değerli.<br />
Silahlarınız nerede durur evde, saklar mısınız?<br />
Makyaj masamda kutusunda durur, saklamam. Ama kızlarım bilir, o silahların ellenmeyeceğini. Öyle yetiştirdim ben onları.<br />
Silah göstermek ne demektir?<br />
Tamamen hava atmakla ilgili. Kendini hava atarak mutlu hisseden insanlar var. Kadınlarda değil de, erkeklerde var bu silah gösterme merakı. Silahı güç göstergesi gibi görüyorlar.<br />
Aile sohbetlerinizde hep konu silahlar mı olur?<br />
Tabii ki otomatikman hep silahlardan konuşuruz; hangi model çıkacak, ne çıkmalı.<br />
Arkadaş çevreniz nasıl, meraklılar mı silaha?<br />
Arkadaşlarım da kendim gibi&#8230; (gülüşmeler) Dün oturduğum masada 8 arkadaşım vardı. Hepsinin de kendi üzerlerine ruhsatlı silahları var, eşlerinin yok ama kendilerinin var. Türkler olarak zaten silaha çok meraklı bir milletiz; kadın da erkek de&#8230; At, avrat, silah diye atasözümüz bile var. Bir de son yıllarda avcılık kadınlar arasında da iyice yayıldı. Son 3 yıldır tüfek satışlarımız çok arttı.<br />
Hiç esprisi yapılıyor mu bu konunun?<br />
Evet, işim arkadaşlarım arasında zaman zaman espri konusu oluyor. Mesela bir fikir tartışmasında Aman Alanın fikrini kabul edelim. Ne olur ne olmaz tarzı şeyler söylüyorlar.<br />
Sert bir mizacınız var sananlar şaşırıyor mu?<br />
Şaşırmıyorlar. Silahı uzak görenler, bakanlar onu sert, soğuk bir madde olarak görüyor ama bizler için öyle değil ki. Hayatın içinde, araba gibi&#8230;<br />
Kendinizi biraz anlatın, erkek gibi mi yetiştirildiniz mesela?<br />
Çok duygusal bir insanım. Çocuklarıma çok düşkünüm. Genelde hep gülerim, olumluyumdur. Erkek gibi değil tersine, ailenin küçüğü olduğum için hep Alanın dediği olsun diye biraz nazlı yetiştirildim, onun pozitifliği var üzerimde.<br />
Yılbaşı hediyesi olarak en çok pırlantalı model sattık<br />
Erkekler ve kadınlar en çok hangi modelleri tercih ediyor?<br />
Erkekler daha çok yüksek kapasiteli, büyük, gösterişli modeller alıyor. Özellikle titanyumlar şu an çok revaçta. Çünkü titanyum kaplama silah asla çizilmez. Kroma göre yüzde 60 daha dayanıklı. Kadın müşteriler ise kolay ve çantada taşınabilen küçük modelleri tercih ediyor. En çok da kadınlara özel tasarladığımız 6.35mmlik küçük bir tabancamız var, onu satıyoruz.<br />
En pahalı model hangisi, özellikleri nedir?<br />
Tüfekte Concorde De Lux modelimiz en şık ve pahalı olan modelimiz. Tabancada ise en pahalı K2 Custom Deluxe. İsteğe bağlı olarak özel modeller de hazırlayabiliyoruz. Bu kişiye özel yaptığımız pırlantalı modeller en pahalı olanları. Ama onlar mücevher zaten, silah değil ki&#8230; Ha kolye almış ha silah almış.<br />
Ne gibi özel istekler geliyor?<br />
Tabancalarını değerli taşlarla süsletmek istiyorlar. Kabzasını pırlanta, yakut gibi taşlarla kaplıyoruz. Bu siparişleri zevkle yapıyoruz, yaparken de eğleniyoruz. Bir de renkli kabzalı olanlar var. Tüfek de ise işlemeler yapıyoruz. En son bir müşterimizin talebi üzerine, tüfeğine Marilyn Monroe figürü yaptık. Daha önce Atatürk isteyen de olmuştu mesela. Hatta ben de tüfeğimin üzerine kendi resmimi yaptıracağım. En geç 1 haftada bu tarz siparişleri teslim ediyoruz. Normal tabanca fiyatları 1700 liradan başlarken, özel siparişler 5 bin dolardan başlıyor.<br />
Erkekler özel günlerde eşlerine ya da sevgililerine mi hediye ediyorlar bu silahları?<br />
Aynen. Evlilik yıldönümlerinde, doğum günlerinde ama en çok da 14 Şubatta tercih ediyorlar. Eğer kadınlar kendileri yaptırıyorlarsa daha çok beyaz pırlanta istiyorlar. Bu yılbaşında ise hediye olarak da pırlantadan adının baş harflerini ya da adını yazdıranlar çok oldu.<br />
İlk silahımı babam aldı, şimdi 5 tüfek 3 tabancam var<br />
İlk silahınıza kaç yaşında sahip oldunuz?<br />
20 yaşında, super poze modeli bir av tüfeğim oldu. Babam hediye etmişti, nişan almayı da ilk babamdan öğrendim zaten. Şimdi 40 yaşındayım. Zaman içinde pek çok tabancam, tüfeğim oldu. Şu an ise 5 tüfek, 3 tabancam var. Tabancalarımdan birini devamlı yanımda taşırım. Yanımda silah olunca kendimi daha güvende hissediyorum. Tüfek de ise özellikle işlemeli modelleri seviyorum.<br />
Bir erkek sizinle tanışmaya geldiğinde, silah fabrikanız olduğunu duyunca çekince yaşamıyor mu?<br />
Yok ki öyle bir şey, gelmedi kimse&#8230; Belki de korktuklarından gelmediler (gülüyor)&#8230; Kaldı ki bana hiç enteresan gelmiyor silahlar, içinde büyüdüğüm için sanırım.<br />
Herkesin bir silahı olmalı mı sizce?<br />
İhtiyaç duyanların olmalı. Silah bir güçtür, bunu doğru kullanabileceğinize inanıyorsanız silah almalısınız. Elbette ki psikolojik sorunu olanlar silah sahibi olmamalı. Bir de ruhsatsız kullanıma çok karşıyım. Parayı her veren silah alamamalı.<br />
Devlet kimin elinde ne olduğunu bilmeli ama maalesef ruhsatsız çok silah var. Fakat bir ev hanımı kendini daha güvende hissetmek için silah almak istiyorsa bile alamıyor. Fakat bana göre ev hanımı da müracaat ettiği zaman ruhsat alabilmeli.<br />
Silah kullanan insan serttir algısı yanlış mı?<br />
Kesinlikle yanlış, hep filmlerde öğretiliyor bunlar. Avcılar en hassas, en duygusal insanlardır. Doğanın içinde yaşıyorlar çünkü. Mecburen silah taşıyorlar, kendilerini korumak için. Bir avcıyla oturun konuşun ne kadar hassas olduğunu görürsünüz zaten&#8230;<br />
Vatan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/sarsilmaz-silahin-patronu-bir-bayan.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne adayları için beslenme önerileri</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/anne-adaylari-icin-beslenme-onerileri.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/anne-adaylari-icin-beslenme-onerileri.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 16:42:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/anne-adaylari-icin-beslenme-onerileri.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Anne adaylarının beslenmesinin son derece önemli olduğunu belirten uzmanlar, öğünlerin az ancak sık tüketilmesi gerektiğini söylüyor.
Bursa Özel Jimer Hastanesi&#8217;nden Diyetisyen Sabiha Aytaç, &#8220;Öğünlerinizi sık ve az miktarda porsiyonlar halinde tüketiniz. Ne uzun süre aç kalın, ne de yediğinizde tıka basa midenizi doldurunuz.&#8221; dedi.
Sabiya Aytaç, gebelerin aldıkları gıdaların taze olmasına dikkat etmesi gerektiğini kaydetti.
Konserve, beklemiş ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anne adaylarının beslenmesinin son derece önemli olduğunu belirten uzmanlar, öğünlerin az ancak sık tüketilmesi gerektiğini söylüyor.<span id="more-921"></span></p>
<p>Bursa Özel Jimer Hastanesi&#8217;nden Diyetisyen Sabiha Aytaç, &#8220;Öğünlerinizi sık ve az miktarda porsiyonlar halinde tüketiniz. Ne uzun süre aç kalın, ne de yediğinizde tıka basa midenizi doldurunuz.&#8221; dedi.<br />
Sabiya Aytaç, gebelerin aldıkları gıdaların taze olmasına dikkat etmesi gerektiğini kaydetti.<br />
Konserve, beklemiş ve içinde katkı maddeleri bulunarak saklanan gıdalar yerine mevsiminde taze ve doğal maddeleri tüketmeye özen gösterilmesinde yarar olduğunun altını çizen Aytaç, &#8220;Yediğiniz gıdalarda çeşitliliğe önem veriniz. Bu şekilde pek çok vitamin ve minerali almanız mümkün olacaktır. Aşırı yağlı, tatlı, baharatlı ve kalorili gıdalar yerine protein ve karbonhidrattan zengin, yağ oranı düşük besin öğelerine yönelin. Unutmayın ki önemli olan sizin kilo almanız değil bebeğin içeride yeterli şekilde beslenebilmesidir.&#8221; diye konuştu.<br />
Beslenmede suyun asla ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Aytaç, &#8220;Günde en az 8-10 bardak su içiniz. Yaz aylarında bu miktar 12-13 bardağa kadar çıkılabilir. Günde 1-2 bardak süt içmeniz gebelikte ortaya çıkan kalsiyum kayıplarını yerine koymak içindir. Süt içemiyorsanız yoğurt veya ayran tüketiniz. Günde 1-2 dilim peynir de tüketmelisiniz. Haftada 3-4 gün 1 adet yumurta, her gün 1 porsiyon et /etli sebze veya kuru baklagil yemeği yemeye özen gösterip; et veya kuru baklagil gibi demir içeren yemekleri, C vitamininden zengin sebze ve meyvelerle birlikte tüketiniz. Vitaminlerin zengin kaynağı olan taze sebze ve meyveleri her gün düzenli olarak tüketiniz.&#8221; şeklinde konuştu.<br />
GÜVENİLİR OLMAYAN YERLERDE SALATA YEMEYİN<br />
Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddeleri içeren yiyeceklerin gebelere yaramadığını belirten Aytaç, kuru meyveler ve kuruyemişlerin, yoğun enerjileri yanında, demir ve kalsiyum gibi minerallerce zengin olduğu için kilo kontrol edilerek tüketilmesini istedi.<br />
Yemeklerde iyotlu tuz kullanılmasının yerinde olacağını vurgulayan Aytaç, yüksek tansiyon (hipertansiyon) olan hamilelerin yemekleri az tuzlu pişirmesi gerektiğini kaydetti.<br />
Sebzelerin, makarna ve eriştenin, mercimek, nohut ve kuru fasulyenin haşlama sularının dökülmemesini isteyen Aytaç, anne adaylarına şu tavsiyelerde bulundu: &#8220;Yenilen yiyeceklerin besleyici değerini korumak ve özellikle kansızlığı önlemek açısından yemeklerle birlikte çay içilmemeli. Yemek yedikten 1-2 saat sonra açık olarak içilebilir, içecek olarak ıhlamur, nane, papatya gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Tarım artıklarının olabileceği düşünülerek sebze ve meyveler iyice yıkanmalıdır. Yiyecekler hazırlanırken ellerin temiz olmasına dikkat edilmeli ve eller sık sık sabunlu su ile yıkanmalı. Sebze ve meyveleri de tüketmeden önce uzun süreli yıkayınız. Güvenilirliğini bilmediğiniz cafe, restoran gibi yerlerde salata, çiğ sebze veya meyve tüketmeyiniz. Evinizde kedi veya köpek besliyorsanız aşılarını ihmal etmeyin, onlara da çiğ et vermeyin ve yakın temastan kaçınınız. Çiğ veya iyi pişmemiş et ve et ürünlerini tüketmeyiniz.&#8221;</p>
<p>CİHAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/anne-adaylari-icin-beslenme-onerileri.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
