<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Güncel Haberler, Günlük Haber, Haber oku &#187; Yaşam</title>
	<atom:link href="http://www.tr-haber.com/cms/yasam/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tr-haber.com</link>
	<description>Güncel Haberler, Günlük Haber, Haber oku</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Jul 2010 19:55:09 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>95 yaşında ikinci kez dünya evine girdi</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/95-yasinda-ikinci-kez-dunya-evine-girdi.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/95-yasinda-ikinci-kez-dunya-evine-girdi.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Apr 2010 17:16:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/95-yasinda-ikinci-kez-dunya-evine-girdi.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Şanlıurfa&#8217;nın Siverek ilçesinde yıllar önce eşini kaybeden 95 yaşındaki Şükrü Adıgüzel, 57 yaşındaki Saliha Geyik&#8217;le hayatını birleştirdi.
İlçenin Hayriye Mahallesi&#8217;nde yaşayan ve yaklaşık 15 yıl önce eşini kaybeden Şükrü Adıgüzel, kendisi gibi dul Saliha Geyik&#8217;le anlaşarak evlenmeye karar verdi.
Bunun üzerine belediyeye başvuran çift, işlemlerinin ardından ikinci kez oturdukları nikah masasında şahitler ve belediye nikah memurunun önünde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa&#8217;nın Siverek ilçesinde yıllar önce eşini kaybeden 95 yaşındaki Şükrü Adıgüzel, 57 yaşındaki Saliha Geyik&#8217;le hayatını birleştirdi.<span id="more-1387"></span></p>
<p>İlçenin Hayriye Mahallesi&#8217;nde yaşayan ve yaklaşık 15 yıl önce eşini kaybeden Şükrü Adıgüzel, kendisi gibi dul Saliha Geyik&#8217;le anlaşarak evlenmeye karar verdi.<br />
Bunun üzerine belediyeye başvuran çift, işlemlerinin ardından ikinci kez oturdukları nikah masasında şahitler ve belediye nikah memurunun önünde hayatlarını birleştirdi.<br />
Uzun yıllar hayvan ticareti yapan ve eşinin vefatından sonra çocuklarıyla yaşamaya başlayan Şükrü Adıgüzel, &#8221;Saliha hanım bizim mahallede yaşayan çocuksuz, dul bir kadındı. Hayrına bana baktı. Sonra da evlenmeye karar verdik&#8221; dedi.<br />
Çocuklarının da maddi durumunun iyi olmadığını belirten Adıgüzel, &#8221;Şu anda kiralık bir evde yaşıyoruz. Belediye Başkanımızdan ve Kaymakamımızdan yardım bekliyoruz&#8221; diye konuştu.<br />
Bu arada, kayıtlarda 1915 doğumlu olmasına rağmen asıl yaşının daha büyük olduğunu ifade eden Şükrü Adıgüzel, Büyük Önder Atatürk&#8217;ün Cumhurbaşkanlığı döneminde askerlik yaptığını ve o dönemi çok iyi hatırladığını da kaydetti.<br />
AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/95-yasinda-ikinci-kez-dunya-evine-girdi.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tom Hanks ile Julia Roberts aynı filmde</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/tom-hanks-ile-julia-roberts-ayni-filmde.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/tom-hanks-ile-julia-roberts-ayni-filmde.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 10:38:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/tom-hanks-ile-julia-roberts-ayni-filmde.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Beyazperdenin Oscarlı iki ünlü oyuncusu Tom Hanks ile Julia Roberts, 2 yıl aradan sonra yeniden aynı filmde kamera karşısına geçmeye hazırlanıyor.
Beyazperdenin Oscarlı iki ünlü oyuncusu Tom Hanks ile Julia Roberts, 2 yıl aradan sonra yeniden aynı filmde kamera karşısına geçmeye hazırlanıyor. Hanks ile Roberts&#8217;ın rol alacağı &#8221;Larry Crowne&#8221; adlı yapım, orta yaşlı bir adamın kendine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beyazperdenin Oscarlı iki ünlü oyuncusu Tom Hanks ile Julia Roberts, 2 yıl aradan sonra yeniden aynı filmde kamera karşısına geçmeye hazırlanıyor.<span id="more-1023"></span></p>
<p>Beyazperdenin Oscarlı iki ünlü oyuncusu Tom Hanks ile Julia Roberts, 2 yıl aradan sonra yeniden aynı filmde kamera karşısına geçmeye hazırlanıyor. Hanks ile Roberts&#8217;ın rol alacağı &#8221;Larry Crowne&#8221; adlı yapım, orta yaşlı bir adamın kendine yeni bir kariyer edinme çabalarını konu alıyor.<br />
Sinema sektörü yayın organı Variety&#8217;nin haberine göre, Tom Hanks ve Julia Roberts, &#8221;Larry Crowne&#8221; adlı film için biraraya gelecek.<br />
Filmin yapımcılığını, yönetmen koltuğuna oturacak Tom Hanks&#8217;in &#8221;Playtone&#8221; adlı şirketteki ortağı Gary Goetzman üstlenecek.<br />
Film, orta yaşlı bir adamın kendine yeni bir kariyer edinmek zorunda kalmasını ve bunun ardından gelişen olayları konu alıyor.<br />
Tom Hanks ile Julia Roberts, son olarak 2007 yılında Universal yapımı &#8221;Charlie Wilson&#8217;ın Savaşı-Charlie Wilson&#8217;s War&#8221; adlı filmde birlikte rol almıştı.<br />
Oscarlı ünlü oyuncu Hanks, son olarak 1996 yılında &#8221;That Thing You Do&#8221; adlı filmde yönetmen koltuğuna oturmuştu.</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/tom-hanks-ile-julia-roberts-ayni-filmde.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hollywood&#8217;da doğdu, türkücü oldu</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/hollywoodda-dogdu-turkucu-oldu.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/hollywoodda-dogdu-turkucu-oldu.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 10:38:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/hollywoodda-dogdu-turkucu-oldu.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Turist olarak geldiği Türkiye&#8217;den etkilenerek Bursa&#8217;ya yerleşen ve adını &#8221;Cem Kervan&#8221; olarak değiştiren ABD&#8217;li Geoff Carvey, 3. albümünü çıkardı.
Turist olarak geldiği Türkiye&#8217;den etkilenerek Bursa&#8217;ya yerleşen ve adını &#8221;Cem Kervan&#8221; olarak değiştiren ABD&#8217;li Geoff Carvey, 3. albümünü çıkardı.
Tam bir türk halk müziği aşığı olan, kendisine ait bir türkü evi ve müzik stüdyosu bulunan Cem Kervan, &#8221;Şahın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Turist olarak geldiği Türkiye&#8217;den etkilenerek Bursa&#8217;ya yerleşen ve adını &#8221;Cem Kervan&#8221; olarak değiştiren ABD&#8217;li Geoff Carvey, 3. albümünü çıkardı.<span id="more-1024"></span></p>
<p>Turist olarak geldiği Türkiye&#8217;den etkilenerek Bursa&#8217;ya yerleşen ve adını &#8221;Cem Kervan&#8221; olarak değiştiren ABD&#8217;li Geoff Carvey, 3. albümünü çıkardı.<br />
Tam bir türk halk müziği aşığı olan, kendisine ait bir türkü evi ve müzik stüdyosu bulunan Cem Kervan, &#8221;Şahın Yücelecek Saati Geldi&#8221; adlı 3. albümünde kendi bestelerine yer verdi.<br />
Los Angeles&#8217;in, ABD film endüstrisinin merkezi Hollywood kesiminde doğan Cem Kervan (52), AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye&#8217;ye ilk kez 1986 yılında turist olarak geldiğini ve bu gezisinin tüm hayatını değiştirdiğini söyledi.<br />
Gezisi boyunca çok güzel zaman geçirdiğini ve bu sırada tanıştığı arkadaşlarından birinin bağlama çaldığını belirten Kervan, &#8221;Çok iyi çalmıyordu ama çok içten geldi bana. ABD&#8217;ye dönerken bir kasetçiye girdim ve 30 tane türkü kaseti aldım. Dinlerken en çok Arif Sağ&#8217;ın kasetleri hoşuma gitti. Çok sevdim onları. O arkadaşımdan bağlamasını da aldım. Döndüm ülkeme&#8221; dedi.<br />
Kervan, müzisyen bir aileden geldiğini, ABD&#8217;de de müzikle uğraştığını dile getirerek, &#8221;Türkiye&#8217;den büyülenmiştim. ABD&#8217;ye döndüğümde aileme Türkiye&#8217;de yaşamak istediğimi söyledim. Onlar da kabul etti. 1987&#8242;de geldim Türkiye&#8217;ye. Evli değildim o zaman. Eşimle de İstanbul&#8217;da tanıştık. Aşık olduk birbirimize, evlendik. Çocuklarımız da Türkiye&#8217;de doğdu. Ailecek çifte vatandaşız&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8221;İNSANLAR ÇOK SICAK, SAMİMİ, ABD&#8217;DE BU YOK&#8221;<br />
Türkiye&#8217;de yaşamayı seçmesinin gerekçesini, &#8221;İnsan burada doğup büyüdüğü yerin değerini bilmiyor. Balık, denizde yaşıyor. Ama denizin nasıl güzel olduğunu, nelerin bulunduğunu bilmiyor. Türkiye çok güzel bir ülke. Gezilecek görülecek çok yer var. İnsanları çok sıcak, samimi. ABD&#8217;de bu yok&#8221; diye özetleyen Kervan, kendisini artık bir Türk ve Bursalı olarak gördüğünü ifade etti.<br />
Kervan, her zaman müzikle iç içe olması nedeniyle Türk müziklerini çok merak ettiğini ve en çok Türk halk müziğinin ilgisini çektiğini dile getirerek, şunları söyledi:<br />
&#8221;Türkülerin, deyişlerin çok güzel anlamları var. Makamları, ritimleri çok farklıydı. Alışmam zaman aldı. Önce Türk sanat müziği kursuna katıldım. O tecrübeden çok şey öğrendim. Sonra aradığım şeyin bu olmadığını fark ettim ve kendime bir hoca bularak bağlama kursu almaya başladım. O bana halk müziğinin felsefi yönlerini öğretti. Çalmaya başladım. İlk başta biraz şüpheliydim, &#8216;acaba çalabilir miyim&#8217; diye. Çünkü ritmler, gamlar çok farklıydı, ama sonunda ya ben halk müziğine uydum, ya da o bana uydu. Sonra beste de yapmaya başladım. Bu da cesaret isteyen bir işti. Benim Türk halk müziğiyle yoğrulmuş bir geçmişim yok. Baktım herkes beğendi, ben de bu yolda ilerlemeye başladım.&#8221;<br />
ÜÇÜNCÜ ALBÜMÜNÜ ÇIKARDI<br />
&#8221;Dem Geldi Dem&#8221; adını verdiği ilk albümünde sözleri ve müzikleri kendisine ait olan, deyiş ve nefes tarzında 10 parçasının bulunduğunu anlatan Kervan, &#8221;Şaha Doğru Giden Kervan&#8221; adlı 2. albümünde çok sevdiği türkülere yer verdiğini, yeni çıkan &#8221;Şahın Yücelecek Saati Geldi&#8221; adlı 3. albümünde ise yine kendisine ait 19 parçanın yer aldığını bildirdi.<br />
Türkülerini bestelerken genelde manevi, ruhsal temalardan ilham aldığını dile getiren Kervan, parçalarını Türkiye&#8217;nin değişik yerlerinde düzenlenen şenlik, anma töreni ve derneklerin gecelerinde de seslendirdiğini vurguladı.<br />
Kervan, hedefinin yeni besteler yapmak olduğuna değinerek, &#8221;Müziği bıraksam da o beni bırakmaz. Değişik etkinlikler yapmaya devam edeceğiz. Güzel bir ortam yaratmak istedik. Kayıt stüdyomuzda, gençlere yardımcı oluyoruz&#8221; dedi.<br />
Zaman zaman ABD&#8217;ye gidip geldiklerini anlatan Kervan, şunları kaydetti:<br />
&#8221;Annem, babam, eşimin ailesi orada. Çocuklarım burada daha rahatlar, çünkü burada doğdular. Kızım Ayla, oğlum Kaya burada okuyor. Oğlum bu yıl ÖSS&#8217;ye girecek. Bir türkü evi açtık. Şiir ve müzik dinletileri düzenliyoruz. Türküler, bağlamam benim için çok önemli. Hatta Hollywood&#8217;da film müzikleriyle uğraşan kardeşim Chris&#8217;e bir bağlama hediye ettim. Yaptığı müziklerde az da olsa mutlaka bağlamaya yer verdiğini söylüyor.&#8221;</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/hollywoodda-dogdu-turkucu-oldu.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oyuncularından çok köşkleri ünlü</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/oyuncularindan-cok-koskleri-unlu.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/oyuncularindan-cok-koskleri-unlu.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 10:38:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/oyuncularindan-cok-koskleri-unlu.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Gümüş, Aşk-ı Memnu, Yaprak Dökümü gibi Türk televizyon dizileri, Arap ülkelerinde fırtına gibi esiyor. Dizilerden etkilenen Araplar soluğu İstanbul&#8217;da alıyor.
Yasin Yılmaz&#8217;ın haberi
Türk dizileri, uzun süredir Arap kadınlarını cezbediyor. Filmin başrollerinin hangi evlerde kaldıklarını, nasıl bir ortamda yaşadıklarını canlı canlı görmek isteyen turistler, İstanbul&#8217;a iner inmez havaalanı yetkililerine, Oraya nasıl gidebilirim? diye soruyor.
Suudi Arabistan Havayolları Saudia&#8217;nın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüş, Aşk-ı Memnu, Yaprak Dökümü gibi Türk televizyon dizileri, Arap ülkelerinde fırtına gibi esiyor. Dizilerden etkilenen Araplar soluğu İstanbul&#8217;da alıyor.<span id="more-1025"></span></p>
<p>Yasin Yılmaz&#8217;ın haberi<br />
Türk dizileri, uzun süredir Arap kadınlarını cezbediyor. Filmin başrollerinin hangi evlerde kaldıklarını, nasıl bir ortamda yaşadıklarını canlı canlı görmek isteyen turistler, İstanbul&#8217;a iner inmez havaalanı yetkililerine, Oraya nasıl gidebilirim? diye soruyor.<br />
Suudi Arabistan Havayolları Saudia&#8217;nın Türkiye Genel Müdürü Fahad al Sheibani, İnanılması güç; ama Türk dizileri olağanüstü etki yarattı. Her evde, her ailede bunlar konuşuluyor. Türk dizileri Suudi Arabistan&#8217;da son derece popüler. Diziler sayesinde belli bir<br />
kesimin Türkiye&#8217;ye karşı ilgisi de son derece arttı. Bu da iki halkın birçok konuda birbirlerine yakın ve aynı geleneklere sahip olduklarının güzel bir örneği&#8221; dedi. Sheibani, bu merakın yolcu sayısına da yansıdığını ifade ederek, &#8220;İstanbul&#8217;a gelen vatandaşlarımız, &#8216;diziler nerede çekiliyor&#8217; diye bize soruyorlar, gidip oraları geziyorlar. Havayolları olarak Türkiye hatlarındaki uçuşlarımızda yüzde 82, yüzde 85 gibi doluluk oranlarını yakaladık şeklinde konuştu.<br />
Lazın Köşkü bu işin erbabı<br />
İzzet Tuzcuoğlu evini 1982&#8242;den beri dizilere kiralıyor. Gırgıriye, Darbukatör Baryam, Güler misin Ağlar mısın?, Çemberimde Gül Oya burada çekilmiş. 120 yıllık olan köşkün ise bir adı yok. Lazın Köşkü diye biliniyor.<br />
Halid Ziya Uşaklıgil&#8217;in Aşk-ı Memnu adlı romanı Rahmi Koç&#8217;a ait Sarıyer&#8217;deki bir villada çekiliyor. 3 katlı villanın 10 odası var. Koç ailesinin villayı çekim için aylığı 6 bin dolara kiraladığı söyleniyor.<br />
Arap turistler, sırf görmek için geldikleri bu köşklerde filmi kendileri yaşamaya çalışıyor. Evdeki yemek masalarına oturuyor, perdelere dokunuyor, yataklara uzanıyor ve sanal alemde izledikleri her şeyi gerçekleştirmenin tadına varıyorlar. Tek eksikleri ise bu peri masalında filmin asıl kahramanlarını görememek.<br />
&#8216;Gümüş&#8217; dizisine mekan olan ve dizinin Arap ülkelerinde tanınmasından sonra haftada bir Arap turistlerin ziyaret ettiği Kandilli&#8217;deki Abud Efendi Yalısı&#8217;nı daha önce de Katar Emiri&#8217;nin kızı ziyaret etmişti.<br />
Yeni Şafak</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/oyuncularindan-cok-koskleri-unlu.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Felçli çocuğun nefes cihazını çaldılar</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/felcli-cocugun-nefes-cihazini-caldilar.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/felcli-cocugun-nefes-cihazini-caldilar.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 16:59:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/felcli-cocugun-nefes-cihazini-caldilar.jsp</guid>
		<description><![CDATA[İzmir&#8217;in Bayraklı ilçesinde bir eve giren hırsızlar, tren kazası sonucu felç olan ve nefes almakta zorlanan 6 yaşındaki çocuğun kullandığı oksijen konsantratörü ile oksimetreyi çaldılar.
İzmir&#8217;in Bayraklı ilçesinde bir eve giren hırsızlar, tren kazası sonucu felç olan ve nefes almakta zorlanan 6 yaşındaki çocuğun kullandığı oksijen konsantratörü ile oksimetreyi çaldılar.
Alınan bilgiye göre, Bayraklı Muhittin Erener Mahallesi&#8217;nde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir&#8217;in Bayraklı ilçesinde bir eve giren hırsızlar, tren kazası sonucu felç olan ve nefes almakta zorlanan 6 yaşındaki çocuğun kullandığı oksijen konsantratörü ile oksimetreyi çaldılar.<span id="more-917"></span></p>
<p>İzmir&#8217;in Bayraklı ilçesinde bir eve giren hırsızlar, tren kazası sonucu felç olan ve nefes almakta zorlanan 6 yaşındaki çocuğun kullandığı oksijen konsantratörü ile oksimetreyi çaldılar.<br />
Alınan bilgiye göre, Bayraklı Muhittin Erener Mahallesi&#8217;nde oturan Şaban Şanlı yılbaşı gecesi eşi Deniz ve 6 yaşındaki felçli kızı Melisa ile eğlenmek için akrabalarının evine gitti. Şanlı ve ailesi, geç saatlerde evlerine döndüklerinde kapı kilidinin zorlanarak açılmış olduğunu gördü.<br />
Şaban Şanlı&#8217;nın haber vermesi üzerine eve gelen polis ekiplerinin incelemesinde, felçli olduğu için nefes almakta zorlanan 6 yaşındaki Melisa&#8217;nın kullandığı oksijen konsantratörü ve oksimetre ile uydu alıcısının çalındığı belirlendi.<br />
Gazetecilerin görüştüğü Şaban Şanlı yaklaşık 1 yıl önce İzmir&#8217;in Tire ilçesinde hemzemin geçitte içinde bulundukları araca trenin çarptığını, kendisinin yara almadan kurtulduğunu, kızı Melisa&#8217;nın ise yatağa bağımlı hale geldiğini söyledi.</p>
<p>&#8221;BU CİHAZLARI ALMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL&#8221;<br />
Felçli olduğu için kızı Melisa&#8217;nın nefes almakta zorlandığını belirten Şanlı, maddi durumları iyi olmadığı için İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kendilerine verilen ve kızının kullandığı oksijen konsantratörü ile oksimetrenin değerinin yaklaşık 2 bin TL olduğunu ifade etti. Bu cihazları almalarının mümkün olmadığını söyleyen Şanlı, &#8221;Bu kadar insafsızlık olur mu? Felçli kızımın cihazlarını çalan hırsızlara sesleniyorum. Kızımın sağlığını çaldınız&#8221; dedi.<br />
Polis ekipleri, Şanlı&#8217;nın evinden hırsızlık yapan kişilerin yakalanması için çalışmalara başladı.</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/felcli-cocugun-nefes-cihazini-caldilar.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elazığ polisi halk&#8217;a aşure dağıttı</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/elazig-polisi-halka-asure-dagitti.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/elazig-polisi-halka-asure-dagitti.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 21:28:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/elazig-polisi-halka-asure-dagitti.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Elazı Emniyet Müdürlüğü toplumsal katılımı sağlamak, çevrenin sosyal yapısıyla bütünleşmek amacıyla bin kişiye aşure dağıttı.
Elazığ Emniyet Müdürlüğü bin kişiye aşure dağıttı. Elazığın çeşitli noktalarında aşure dağıtımı yapan Emniyet Müdürlüğü yaptığı açıklamada, Emniyet Müdürlüğümüzün hizmetlerine toplumsal katılımı sağlamak, çevrenin sosyal yapısıyla bütünleşmek, topluma olabildiğince yakın, kaliteli güvenlik hizmeti sunmak ve toplumun güvenlik taleplerine her durumda cevap [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Elazı Emniyet Müdürlüğü toplumsal katılımı sağlamak, çevrenin sosyal yapısıyla bütünleşmek amacıyla bin kişiye aşure dağıttı.<span id="more-840"></span></p>
<p>Elazığ Emniyet Müdürlüğü bin kişiye aşure dağıttı. Elazığın çeşitli noktalarında aşure dağıtımı yapan Emniyet Müdürlüğü yaptığı açıklamada, Emniyet Müdürlüğümüzün hizmetlerine toplumsal katılımı sağlamak, çevrenin sosyal yapısıyla bütünleşmek, topluma olabildiğince yakın, kaliteli güvenlik hizmeti sunmak ve toplumun güvenlik taleplerine her durumda cevap verebilmek anlayışı çerçevesinde Toplum Destekli Polislik Büro Amirliğimiz tarafından aşure günü etkinliği gerçekleştirilmiştir. denildi.<br />
Yapılan açıklamada, Yıldızbağları, Mareşal Fevzi Çakmak, Esentepe Mahalleleri ile Emniyet Müdürlüğü hizmet binasında görevli personele ve vatandaşlara toplam bin kişilik aşure dağıtıldığı bildirildi.<br />
Açıklamada bu tür etkinliklerin süreceği bilgisine de yer verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/elazig-polisi-halka-asure-dagitti.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>67. Altın Küre ödül töreni sunacak yıldızlar</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/67-altin-kure-odul-toreni-sunacak-yildizlar.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/67-altin-kure-odul-toreni-sunacak-yildizlar.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Dec 2009 19:18:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/67-altin-kure-odul-toreni-sunacak-yildizlar.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Amerikalı ünlü film yönetmeni Steven Spielberg ve oyuncu Nicole Kidman, &#8220;Avatar&#8221; filminin yıldızı Sam Worthington ile birlikte Altın Küre ödül törenini sunacak şöhretler kervanına katıldı.
Amerikalı ünlü film yönetmeni Steven Spielberg ve oyuncu Nicole Kidman, &#8220;Avatar&#8221; filminin yıldızı Sam Worthington ile birlikte Altın Küre ödül törenini sunacak şöhretler kervanına katıldı.
Hollywood Basın Birliğinden yapılan açıklamada, Spielberg, Kidman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikalı ünlü film yönetmeni Steven Spielberg ve oyuncu Nicole Kidman, &#8220;Avatar&#8221; filminin yıldızı Sam Worthington ile birlikte Altın Küre ödül törenini sunacak şöhretler kervanına katıldı.<span id="more-808"></span></p>
<p>Amerikalı ünlü film yönetmeni Steven Spielberg ve oyuncu Nicole Kidman, &#8220;Avatar&#8221; filminin yıldızı Sam Worthington ile birlikte Altın Küre ödül törenini sunacak şöhretler kervanına katıldı.<br />
Hollywood Basın Birliğinden yapılan açıklamada, Spielberg, Kidman ve Worthington&#8217;ın, 17 Ocakta Beverly Hills&#8217;teki Beverly Hilton otelinde düzenlenecek ve NBC televizyonundan canlı yayımlanacak 67. Altın Küre ödül töreninde ödüllerin dağıtılmasına yardımcı olacak şöhretler arasında yer alacağı bildirildi.<br />
Film yıldızları Jennifer Aniston, Halle Berry, Julia Roberts, Mickey Rourke, Colin Farrel, Matthew Fox, Leonardo DiCaprio ve Robert De Niro&#8217;nun ödülleri sunacakları daha önce açıklanmıştı.<br />
AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/67-altin-kure-odul-toreni-sunacak-yildizlar.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arzu Ece de bizim sanatçımız</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/arzu-ece-de-bizim-sanatcimiz.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/arzu-ece-de-bizim-sanatcimiz.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Dec 2009 11:21:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/arzu-ece-de-bizim-sanatcimiz.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Bugün gazetesi yazarlarından Aykut Işıklar sanat camiasında kanser hastalığına yakalanan Arzu Ece için sanatçıların duyarlı olmasını isterken yine ünlülerin çocuklarına verdikleri isimler hakkında da değerlendirmede bulundu.
Bugün gazetesi yazarlarından Aykut Işıklar ilginç konuları ele alarak sanat dünyasının içinden geçtiği şu değişik günleri sütunlarına taşıdı. Işıklar kanser hastası sanatçılar ve bu hastaalıktan kurtulma hikayelerinden tutunda son günlerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün gazetesi yazarlarından Aykut Işıklar sanat camiasında kanser hastalığına yakalanan Arzu Ece için sanatçıların duyarlı olmasını isterken yine ünlülerin çocuklarına verdikleri isimler hakkında da değerlendirmede bulundu.<span id="more-809"></span></p>
<p>Bugün gazetesi yazarlarından Aykut Işıklar ilginç konuları ele alarak sanat dünyasının içinden geçtiği şu değişik günleri sütunlarına taşıdı. Işıklar kanser hastası sanatçılar ve bu hastaalıktan kurtulma hikayelerinden tutunda son günlerin polemik konularından olan ünlülerin çocuklarına verdikleri isimlere kadar bir çok mesele hakkında görüşlerini yazdı. Tabi bir de Ebru Gündeş hakkında basında yazılan haberlere de değinmeden geçmedi. Aykut Işıklar&#8217;ın yazısı şöyle:</p>
<p>Rahmetli Osman Yağmurdereli için elinden geleni yapmıştı sanatçı arkadaşları&#8230;</p>
<p>İbrahim Tatlıses ve Seda Sayan başta olmak üzere. Filiz Akın hastalanınca Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve Fatma Girik&#8217;in neler yaptığını biliyoruz. Pek çok sanatçı Akın&#8217;ın her saniye yanında olmuştu. O duygu yüklü TV programlarını hatırlarsınız.</p>
<p>Rahmetli Melih Kibar kimseye söylemeden çekip gitti şu dünyadan. Kayahan tedavi olurken değil de iyileşince anlattı neler çektiğini.</p>
<p>Ben ve benim gibi halka yakın gazetecilerin kaderi de başkadır bu durumlarda. Kanserle tanışan garibanlara akıl vermek, moral vermek, yanlarında olmaya çalışmaktır. Çünkü &#8220;Biz de insanız. Ama bizim Amerikan Hastanesi&#8217;nde tedavi olacak, Amerika&#8217;ya gidecek yüz binlerce dolarımız yok. Suçumuz şöhretli olmamak mı? Ölelim, bir daha dünyaya gelirsek sanatçı olalım&#8221; diye bize hesap sorarlar.</p>
<p>Kaç kez muhatap oldum bu onur kırıcı ithamlarla. Hele hele &#8220;Kanseri hayatı sevdiğim için yendim&#8221; diye TV&#8217;de göbek atıldığını görünce&#8230; Hep benden çıkardılar acılarını. &#8220;Sorsana hangi ilaçları kullanıyor, hangi doktora gidiyor, ne yaptı da kurtuldu&#8221; diye&#8230; Sorularına cevap verebilmek için az mı uğraştım. Hatta derdimi anlatamayıp kötü kişi bile oldum. Yüce Allah&#8217;ım her şeyi gördü. Sadece O&#8217;na sığındım.</p>
<p>Kanser hastaları bu kadar alıngan ve duyarlı olmakta haklı. Tedavisi hem zor, hem de çok para istiyor.<br />
Şimdi önümde yine çok ilginç bir örnek var. Hiç çekinmeden açıkça yazıyorum. Kimseden çekinmeden, yanlış anlaşılmaktan korkmadan&#8230;</p>
<p>Pop müziğin farklı kilometre taşları, unutulmazları, siz sevgili Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Nilüfer, Nükhet Duru, Zerrin Özer, Kayahan, Tarkan&#8230;</p>
<p>Arzu Ece&#8217;yi hepinizin çok iyi tanıdığına eminim. Ne kadar iyi yorumcu olduğunu bir kenara bırakalım, nasıl insan olduğu önemli. Arzu Ece şu sıralar sizin yardımınıza ihtiyacı var. Bunları yazdığım için belki bana küsecek, ağlayacak, kızacak&#8230; Ama gerçek bu. Çünkü varını yoğunu açıkçası her şeyini kanser tedavisine harcadı. &#8220;Ölmemem gerekiyor, 10 yaşındaki oğlumu büyütmeden ölmek bana haram&#8221; diyor. Ne işi var, ne bir yerden geliri&#8230;<br />
Arzu için elbirliği yapmamız gerekiyor. MESAM, MÜYAP gibi ne kadar müzik örgütü var ise kanser ile ilgili ne kadar dernek ve vakıf var ise hepsini göreve davet ediyorum. Hepinizin Arzu Ece için koşa koşa geleceğine eminim. Bir gece veya başka bir şey&#8230; Kemoterapi tedavisinin son aşamasında olan Arzu Ece&#8217;ye lütfen yardım edelim. Bazı işletmecileri özellikle göreve davet ediyorum&#8230;</p>
<p>Amerika&#8217;da doğurup İngiliz ismi koymak daha mı iyi?</p>
<p>Ünlülerin çocuklarına koyduklar isimlere galiba fazla takılıyoruz. Ve mantık hatası yapıyoruz. Yalan mı? Örnekler ortada&#8230;</p>
<p>Gülben Ergen-Mustafa Erdoğan çifti ikizlerinden birine Ares ismini verdi. Yer yerinden oynadı. Meğerse Yunan mitolojisinde savaş tanrıçasının ismi de Ares&#8217;miş. Şimdi de Belçim-Yılmaz Erdoğan&#8217;ın Rodin&#8217;i problem oldu. Rodin de İbranice&#8217;de Davud&#8217;un kalkanı imiş. Önceki gün genç oyuncu Özge Özberk de iki ay sonra doğacak oğluna Leo ismini vereceğini açıladı. Vay sen misin bunu düşünen? Ben bile okurlardan gelen isyanın etkisinde kaldım.<br />
Oysa bize ne? Erdoğan kardeşler Hakkarili Kürt kökenli iki vatandaşımız. Ana ırkçı değiller. Kendilerini her zaman Anadolu insanı olarak görüyorlar. Diğer etnik gruplara mensup Anadolu insanları gibi. Çocuklarına ister Kürt ismi koyar, ister Yunan mitolojisinden kalma bir isim. Rodin de varsın Yahudi olsun. Öyle veya böyle Anadolu ya&#8230;<br />
Çocuklarını Amerika ve İngiltere&#8217;de doğurup, Yasmin, Jasmin, Mike, Tom, Liz, Margarita koyan sosyete mensuplarına gücümüz yetmiyor galiba. İngiliz bilmem nesi olacağına Kürt, Arap, Yahudi, Laz menşeli olsun isimler. Ama Anadolu koksun&#8230;<br />
Ebru Gündeş&#8217;ten umudumu kestim</p>
<p>Ebru Gündeş&#8217;in çelişkili özel yaşam haberlerini gazetelerde okudukça çok üzülüyorum. Biri &#8220;Azeri işadamından hamile kaldı. Çocuğunu doğuracak&#8221; yazıyor. Başka gazetede ise &#8220;Ebru hamile değil. Tam tersi kendinden 15 yaş küçük Azeri&#8217;den ayrıldı&#8221; yazıyor. Kısacası, hepsinde başka bir haber hangisi doğru belli değil.<br />
Haliyle olan Ebru&#8217;ya oluyor. Halkın gözünden düşüyor. Sevgisi azalıyor, saygınlığı bitiyor. Bu ne kadar böyle devam edecek? Ebru Gündeş milyonlarca hayranı olan bir ses sanatçısı olduğunu ne zaman hatırlayacak, hiç belli değil.<br />
Küçük yaşında güzel sesi ile şöhret olduğu zaman umutlu idim. &#8220;Okur, sorup öğrenir, gezer araştırır. Hangisi ilk günlerinde kültürlü idi ki&#8221; diyordum. Ama aradan 20 yıl geçti. Demek Ebru bu kadar kalacak&#8230;</p>
<p>Bugün</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/arzu-ece-de-bizim-sanatcimiz.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstismar edilen çocuk, istismar ediyor</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/istismar-edilen-cocuk-istismar-ediyor.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/istismar-edilen-cocuk-istismar-ediyor.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Dec 2009 11:01:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/istismar-edilen-cocuk-istismar-ediyor.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Didem Behice Öztop, cinsel istismar öyküsü olan çocukların daha fazla cinsel saldırıda bulunduklarını söyledi.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Didem Behice Öztop, cinsel istismar öyküsü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Didem Behice Öztop, cinsel istismar öyküsü olan çocukların daha fazla cinsel saldırıda bulunduklarını söyledi.<span id="more-810"></span></p>
<p>Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Didem Behice Öztop, cinsel istismar öyküsü olan çocukların daha fazla cinsel saldırıda bulunduklarını bildirdi.<br />
Öztop, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocuğa yöneltilen toplumsal kurallar ve profesyonel kişilerce uygunsuz ya da hasar verici olarak nitelendirilen, çocuğun gelişimini engelleyen ya da kısıtlayan eylem ve eylemsizliklerin tümünün &#8221;çocuk ihmali ve istismarı&#8221; olarak tanımlandığını söyledi.<br />
Çocuk ihmali ve istismarında, çocuğun fiziksel, ruhsal, cinsel ya da sosyal açıdan zarar görmesinin, sağlık ve güvenliğinin tehlikeye girmesinin söz konusu olduğunu ifade eden Öztop, &#8221;Cinsel istismar, çocuk istismarı tipleri içerisinde saptanması en zor olanıdır. Çoğunlukla gizli kalan ve gün yüzüne çıkmayan cinsel istismar, özellikle kısa ve uzun dönemli etkileri açısından önemli bir olgudur&#8221; dedi.<br />
Cinsel istismarın &#8216;&#8217;sözel istismar, telefon konuşmaları, teşhircilik, röntgencilik, cinsel ilişkiye tanık etme veya olma, bedenine cinsel amaçla dokunma, müstehcen yayınlara konu etme, fuhuşa itme, ırza geçme, ensest-yasak sevi gibi çeşitleri olduğunu dile getiren Öztop, çeşitli çalışmalarda çocuklukta cinsel istismar sıklığının yüzde 10-40 olarak bildirildiğini kaydetti.<br />
Öztop, cinsel istismarın çocukluk çağı ve erişkin hayatta çeşitli sonuçlara neden olabileceğine dikkati çekerek, &#8221;Çocukluk çağı cinsel istismarı, kompleks bir yaşam olayıdır. Bir tanı veya bir bozukluk değildir. Benlik saygısı ciddi hasara uğramaktadır&#8221; dedi.</p>
<p>&#8221;CİNSEL DUYGU VE TUTUMLARDA SAPMA&#8221;<br />
İstismarcının, çocuğun ona duyduğu güvenin sarsılmasına ve çocukta ihanete uğrama duygularının yerleşmesine neden olacağına işaret eden Öztop, çocuğun istek ve iradesi dışında cinsel amaçlı kullanıldığı ve bunu engelleyemediği zaman çaresizlik ve acizlik duygusuna kapılacağını anlattı.<br />
Öztop, cinsel istismarın çocukta tekrarlayıcı, rahatsız edici düşüncelere neden olacağını ve olayla ilgili kabuslar göreceğini dile getirerek, uykuya dalma güçlüğü, öfke patlamaları, irkilmeler, konsantrasyon güçlüğü görülebileceğini söyledi.<br />
Cinsel istismara maruz kalan çocukların yaşına uygun olmayan cinsel davranışlar sergileyebileceğine dikkati çeken Öztop, şöyle devam etti:<br />
&#8221;Cinsel davranışlarda artma, mastürbasyon, yaşadıkları cinsel travmayı yeniden yaşama ve tekrarlama eğilimi, cinsel oyunlar oynama, erişkinleri ayartıcı davranışlarda bulunma, kaygı bozuklukları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu görülebilir. İstismarın erken döneminde, unutkanlık, hatırlayamama, bellek kaybı, aşırı fantezi kurma, trans benzeri durumlar ve uyurgezerlik ortaya çıkabilir. Psikojenik bayılmalar, yüksek oranda depresyon, intihar düşünceleri ve girişimleri, kendine zarar verme davranışları, cinsel kimlik bozuklukları, cinsel işlev bozuklukları, cinsel duygu ve tutumlarda sapma, yüksek riskli cinsel eylemler görülmektedir.&#8221;<br />
&#8221;İSTİSMAR EDİLEN, İSTİSMAR EDİYOR&#8221;</p>
<p>Yrd. Doç. Dr. Didem Behice Öztop, cinsel taciz öyküsü olan kadınlarda, erken başlayan cinsel yaşam, ergenlik çağında gebe kalma, birden fazla cinsel eş, korunmasız cinsel ilişki ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların sıklığında artma saptandığını kaydetti.<br />
Cinsel istismar öyküsü olan çocukların da daha fazla cinsel saldırıda bulunduğunu belirten Öztop, cinsel istismarda bulunan kişilerin yüzde 60-95&#8242;inde bu öykünün pozitif olduğunu söyledi.<br />
Öztop, çocukların kendilerine inanılmayacağından ya da başlarının belaya gireceğinden korktukları için cinsel istismarı söylemeyebileceğini dile getirerek, şöyle dedi:<br />
&#8221;Çocuklar istismarcının tehditlerinden korkarlar. İstismarcıyı korumak isteyebilir, sevebilir ama yaptıklarını sevmezler. Nasıl anlatılacağını bilmeyebilirler. Cinsel davranışların yanlış olduğunu bilmeyebilirler. Arkadaşları tarafından dışlanabileceklerinden korkarlar. Homoseksüel olarak adlandırılabileceklerinden korkarlar. Büyüklerle cinsel konuları konuşmaktan utanırlar, korkarlar. Gammaz olarak adlandırılmak istemezler. İyi çocukların cinsellikle ilgili sözcükleri kullanmasının doğru olmadığı söylenmiştir. Bu ve bunun gibi nedenlerde cinsel istismara uğradıklarını söylemeyebilirler.&#8221;<br />
&#8221;KENDİLERİNİ KORUMAYI ÖĞRETİN&#8221;<br />
Cinsel istismarı ortadan kaldırmanın en etkin yolunun oluşmasını önlemek olduğunu belirten Öztop, buna yönelik programlar geliştirildiğini anlattı.<br />
Öztop, çocuklara yönelik bu programların, olası istismar durumlarını tanımalarını, uygun bir yolla tepki göstermelerini ve böyle bir durumda güvendikleri bir erişkine olayı anlatmalarının hedeflendiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
&#8221;Toplumda duyarlılık oluşturmak, anne-babaları ve halkı bu konuda bilinçlendirmek çok önemlidir. İstismar olgularının gizli kalmaması, uygun kuruluşlara bildirimi, tedavi ve rehabilitasyon açısından çok önemlidir. Kendilerini cinsel açıdan kötüye kullanmak isteyen kişilere &#8216;hayır&#8217; demeleri ve rahatsız olacakları herhangi bir biçimde, kendilerine dokundurtmama hakkına sahip oldukları öğretilmelidir. Kendilerini cinsel yönden kötüye kullanmaya kalkışan biriyle karşılaştıklarında oradan hemen uzaklaşmaları ve yüksek sesle bağırmaları gerektiği söylenmelidir. Cinsel istismara uğramaları halinde, hiç bir zaman bunun kendi suçları olmadığı belirtilmelidir.&#8221;</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/istismar-edilen-cocuk-istismar-ediyor.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kerbela&#8217;da İslam&#8217;ın kalbi mızraklandı</title>
		<link>http://www.tr-haber.com/kerbelada-islamin-kalbi-mizraklandi.jsp</link>
		<comments>http://www.tr-haber.com/kerbelada-islamin-kalbi-mizraklandi.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 19:58:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-haber.com/kerbelada-islamin-kalbi-mizraklandi.jsp</guid>
		<description><![CDATA[Antakya Kültürlerarası Diyalog Merkezi (AKADİM) &#8220;Ehli-Beyt Sevgisi ve Aşure Günü&#8221; konulu panelde konuşan İlahiyatçı yazar Harun Tokak, &#8220;Kerbela&#8217;da İslam&#8217;ın kalbi mızraklaşmıştır.&#8221; dedi.
Meclis Kültür Sanat Merkezi&#8217;ndeki panel Şefih Fatihoğlu tarafından okunan Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı.
AKADİM Başkanı İsa Aydın, 2007 yılında kurulan derneğin amacının farklı kültürlerle bir araya gelmek ve herkesi kendi konumunda kabul ederek ortak noktaları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Antakya Kültürlerarası Diyalog Merkezi (AKADİM) &#8220;Ehli-Beyt Sevgisi ve Aşure Günü&#8221; konulu panelde konuşan İlahiyatçı yazar Harun Tokak, &#8220;Kerbela&#8217;da İslam&#8217;ın kalbi mızraklaşmıştır.&#8221; dedi.<span id="more-781"></span></p>
<p>Meclis Kültür Sanat Merkezi&#8217;ndeki panel Şefih Fatihoğlu tarafından okunan Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı.<br />
AKADİM Başkanı İsa Aydın, 2007 yılında kurulan derneğin amacının farklı kültürlerle bir araya gelmek ve herkesi kendi konumunda kabul ederek ortak noktaları bulmak olduğunu söyledi.<br />
Başkan Aydın&#8217;ın açılış konuşmasının ardından dernek tarafından hazırlanan slayt gösterisinden sonra konuşan Harun Tokak, Sarıkamış&#8217;ta şehit düşen askerleri anarak, &#8220;Kerbela&#8217;da sehit düşenlerin sayısına bakıldığında Sarıkamış&#8217;ta kaybettiklerimizin oranından çok çok azdır.&#8221; ifadesini kullandı.<br />
Kerbela denilince 14 asırdır insanların gözlerinin dolduğuna dikkat çeken Tokak, &#8220;Kerbela&#8217;da İslam&#8217;ın kalbi doğrudan mızraklanmıştır. Ehlibeyt İslam&#8217;ın kalbidir. Ehlibeyt Hz. Muhammed&#8217;in (as) hanedanıdır. Onun için 14 asırdır Kerbela denince gözlerimiz Fırat olur, yüreklerimiz hep Kerbela olur.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>CİHAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tr-haber.com/kerbelada-islamin-kalbi-mizraklandi.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
